5 Ağustos 2020 Çarşamba

TERMELİ AVNİ YAZICI Yahut TERMELİ AVNİ YAĞCI KİMDİ?

OSMAN YÜKSEL; NAM SERGERDE SERDENGEÇTİ, "TERMELİ AVNİ YAZICI/AVNİ YAĞCI"DAN ŞİKÂYETÇİ!!!
* "TERMELİ AVNİ YAZICI" yahut "TERMELİ AVNİ YAĞCI" KİMDİ?

Rahmetli Osman YÜKSEL;nam sergerde SERDENGEÇTİ; ismi ve nâmı ile özdeşleşmiş "Serdengeçti Dergisi"ni, "Allah'a, Millet'e, Vatana Koşanların Dergisi Hakk'a Tapar-Halkı Tutar" şiârı ile 'İlk Sayısı'nı, 'Birinci Sayısı'nı, "Yıl:1 Sayı:1 27 Nisan 1947"de; "Son Sayısı"nı, "tesbihatını 99'a tamamlayamadığı" "33.Sayısı"nı ise yine "Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır-Allah'sıza, Ahlâksız'a, Vatansıza, Namussuza ÖLÜM!...Serdengeçti Hakk'a Tapar-Halkı Tutar" şiârı ile "Yıl:15 Sayı:33 Şubat 1962"de yayınladı.
Yani "27 Nisan 1947"den; "Şubat 1962"ye kadar; "15 Sene"de,"33 Sayı" çıkarabildi...
Çünkü "Millî Şef İsmet İNÖNÜ CHP Tek Parti İktidarı Döneminde"de, "Ali Adnan MENDERES DP Tek Parti İktidarı Döneminde"de, sergüzeşt-i hayatı "mahkemeler"de ve "hapishaneler" de geçti...
"TERMELİ AVNİ YAZICI" yahut "TERMELİ AVNİ YAĞCI" KİMDİ?
Benim bilebildiğim rahmetli nam sergerde SERDENGEÇTİ Dergisi'nin hususiyetlerine ve prensiplerine sahip çıkarak ve uygulayarak yayın yapmış, "Neşriyat Faaliyeti"nde bulunmuş, "en yakın tarihli" ve "en son neşriyat" ise hâlen günlük periyotlar ile 'farklılıklar' da sergileyerek, yayın hayatını idâme ettiren "Diriliş Postası Gazetesi"nden ayrılarak; yine günlük periyotlarla;bütün vatan sathına yayın yapmış olan, "Gazeteci-Yazar","Bosnalı", günümüzde "Türkmen Çınar Yapraklı", "Gelecek Partili" "Hakan ALBAYRAK"ın idaresinde neşredilmiş olan ve belli bir süre sonra da "kapanmak mecburiyeti"nde kalmış olan "Müstakil Gazetesi"dir...

Ne "Resmî Basın İlan Kurumu Reklâmı", ne "Banka Reklâmları", ne şu, ne bu...
Âdeta okurlarının sahiplenişi ile ayakta durabilmiş, yayın hayatını, neşriyatını idâme ettirebilmişlerdir.
Ve "Serdengeçti Dergisi"nin de, bazı sayılarında, "orijinal mizahî üslup" ile de "Bayiler"e ve "Okurlar"a hitaben çağrılar da yapılmıştır.
İşte böyle bir çağrının birinde, "Terme'den Avni YAZICI"dan şöyle bahsedilmiş:"Bazı dostlarımız da, bayi olmadıkları hâlde Serdengeçti'mizi satmayı kendilerine bir vazife bildiler. Bunlardan bazılarının isimlerini saymadan geçemeyeceğiz....Terme'den Avni Yazıcı..."(1)
Böyle bir başka çağrı da ise "Bayilerin Resmî Geçidi!." başlığı ile bu sefer de;"TERME: Avni Yağcı: Serdengeçti'nin sizde 37.30 alacağı var.Sen değil miydin bize hapishanede iken mektup yazan.Ücretsiz satarım, mecmua gönderin diye hararetli, hararetli lâf eden.Nerde kaldı? Geçtik paradan, bir cevap bile verdiğiniz yok."(2)
"Termeli Avni YAZICI" yahut "Termeli Avni YAĞCI" kimdi?
"1949 Terme"sinde,"1950 Terme"sinde, rahmetli Osman YÜKSEL'in; nam sergerde SERDENGEÇTİ'nin, "Serdengeçti Dergisi"ne sahip çıkmış, birşeyler yapmak istemiş.
"Kahramanlık" derecesindeki bu sahiplenişi yaparak da, bir şeyler yapmak istemiş olan;"Serdengeçti Dergisi Âşığı" "Termeli Avni YAZICI" yahut "Termeli Avni YAĞCI" kimdi ki?
Aradan geçmiş "71 Sene","70 Sene..."
"1949 Terme"sinde, "1950'ler Terme"sinde, "20 Yaş"ında olsa idi; günümüzde hâlen hayatta olsa "90-91 Yaş"ında olacak!
Rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK, "Terme İlçesi"ne gelmiştir amma rahmetli Osman Yüksel SERDENGEÇTİ'nin de geldiğine dair bir "yazılı kayıt" yok.
Doğrusu, eğer rahmetli oldu ise "Termeli Avni YAZICI" yahut "Termeli Avni YAĞCI" ile âdeta iftihar ettim...
"Gerisi teferruat..."
27 Temmuz 2020
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Notlar:
(1): "Terme'den Avni YAZICI", "Serdengeçti Dergisi', Yıl:3 Sayı:4-5 1949 (Arka Kapak)
(2): "Bayilerin Resmî Geçidi", "TERME:Avni YAĞCI", "Serdengeçti Dergisi", Yıl:4 Sayı:11 Eylül 1950, s.11

İSLAMCILAR/SİYASAL İSLAMCILARIN "M.KEMAL"İ; MİLLİYETÇİLER/ ÜLKÜCÜLERİN 'BAŞBUĞ ATATÜRK'Ü 'SABATAİST' MİYDİ?

"İSLAMCILAR/SİYASAL İSLAMCILAR'IN "M.KEMAL"İ; "MİLLİYETÇİLER-ÜLKÜCÜLER"İN 'BAŞBUĞ ATATÜRK'Ü 'SABATAİST' MİYDİ?

Geçen Mayıs'ta, müteveffâ Mehmed Şevket EYGİ Hoca'mızın çok az bilinen "eser"i, "kitab"ı "Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar"(1)ı hararetli okumalarımda, "Atatürk'ün İlk Hocası Şemsi Efendi"(2)den mülhemle; "M.Kemal" de, "Başbuğ Atatürk" de "İki kimlikli, gizli, esrarlı ve çok güçlü bir cemaat" de olan "Yahudi Türkler"den miydi, "Sabetaycılar"dan mıydı?, diye bir "suâl" de beynime mıhlanmıştı...
"Ayasofya Tartışmaları"nda da, hattâ sonrasında, "24 Temmuz 2020" tarihinde, bir "Cuma Günü", âdeta "Hem Camiî, Hem Kilise"(3) olarak "İbadete Açılmış" olan "Medine-i Istanbul"umuzun "Ulu Camiî"si, "Ayasofya-i Kebir Cami-î Şerif"ı ile alakalı "tartışmalar" sürecinde, malûm kesim "Kemalist-Atatürkçü-Sol-Laik" 'Zihniyet' bir yana, "Ülkücü Hareket"in en büyük "Kitle Partisi" 'Milliyetçi Hareket Partisi', 'yayın organları' "Türkgün Gazetesi" ile "Sultân Fatih'de Bizimdir;Atatürk'de Bizimdir" sloganvâri ifadelerle, hem 'Büyük Kartal', 'Türkmen Başbuğu' 'Mehemmed'e; hem de 'Başbuğ Atatürk' dedikleri 'Atatürk'e sahip çıkma vurgusunu daha da arttırdılar...
Hem de, âdeta 'Biz Müslümanlar', 'aldatılarak' ve 'kandırılarak'; "hem Camiî, hem Kilise" olarak "Ayasofya-i Kebir Cami-î Şerif"i,"86 sene sonra" 'İbadete açılmasına rağmen...
"Büyük Kartal", "Türkmen Başbuğu" 'Mehemmed', "Kılıç Hakkı" olarak da "Ayasofya Kilisesi"ni,"Ayasofya Camiî"ne, hiç de bu şekilde dönüştürmemişti.
Nedir öyle, "Fahişe İkonaları" da dahil 'İkonaları' 'perde ile aç-kapa' ve 'Burada Bizans Kralları taç giymişti.Sakın alınlarınızı bu alanda secdeye değdirmeyin!?" dedirten 'Bizans'a Saygılar!!!'
"Bencileyin Müslüman Türk Evlâdı", çok sayıdaki "Evlâdlar" da, aslında "Danıştay'ın Olumlu Karar" vereceğini hiç tahmin bile edemedik;"Yeşil-Kemalist Düzen" hatırlatması yaptık.
Meğerse, gerçekten de, "Yeşil Kemalist Düzen" mucibince, "Ayasofya Müzesi", âdeta "Hem Camiî, Hem Kilise" olarak 'İbadete açılmış' oldu.
"M.Kemal"in de, "Başbuğ Atatürk"ün de, hattâ "Fetu"nun da yapmak istediğinden âdeta "daha beter bir uygulama..."
"M.KEMAL" Yahut "BAŞBUĞ ATATÜRK" 'SABETAYCILAR'DAN MI?
"ATATÜRK'ün İlk Hoca'sının Şemsi Efendi" olması yanında "Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk hükümetinde Maliye Bakanı olan Cavid Bey yanında Mustafa Kemal Atatürk'ün bile Dönme olduğu Yahudi Ansiklopedisi'nde iddia edilmiştir....Türk Hükûmeti tarafından yalanlanmasına rağmen; Kemal Atatürk'ün Dönme asıllı olduğuydu.Bu görüş, Kemal Atatürk'ün Anadolu'daki dindar bir çok muhalifi tarafından da iştiyakla benimsendi.
Selânik nüfusunun büyük çoğunluğunu Dönmeler'in teşkil etmesi ve Selânik doğumlulara Dönme nazariyle bakılması; Mustafa Kemal Atatürk'ün devam ettiği Şemsi Efendi Mektebi'nin Dönmeler tarafından kurulmuş olması ve orada çoğunlukla dönme çocukların eğitim-öğretim görmüş olması. Ve Masonlar gibi Dönmelerin de kendilerine meşrûiyet kazandırmak için meşhur olan büyük adamlara sahip çıkmak istemesi.
Bu üç ihtimal değerlendirdiğimizde; Selânik'te, Dönmeler kadar olmasa da, bir Müslüman Türk kitle bulunmakta ve her Selânikli, Yahudi Dönmesi demek anlamına gelmemektedir. Dönmelerin açtığı mektebe devam etmesi de onun Dönme olduğunu göstermez.Çünkü günümüzde de azınlıkların açtığı mekteplere devam eden Türk çocukları bulunmaktadır.
Böyle olunca üçüncü ihtimal kalıyor ki; o da, Dönmeler'in çeşitli hesaplarla Atatürk'ü kendilerine mal etmeye çalışmalarıdır.
Bize göre Atatürk Dönme değildir.
Dönme olsa idi, Dönmelerin önde gelenlerinden Cavid Bey'in idamına müsaade eder miydi? Masonlar Derneği'ni kapatır mıydı? Çünkü Dönmelerin büyük çoğunluğunun Mason olduğu ileri sürülmektedir."(4)
ELHASIL:
Hasılı, "Dönmeler Tarihi" 'uzmanı' Prof.Abdurrahman KÜÇÜK böyle diyor ve böyle değerlendiriyor...
"Fakat, vatanperverliklerini ve Türk Milliyetçiliklerini ütopik Yahudi mesihcilikleriyle birleştiren dindar Sabatayistler de vardı."(5)
"İki kimlikli,gizli ve esrarlı, çok güçlü cemaat" olan "Yahudi Türkler Yahut Sabetaycıları" ve de 'M.Kemal' yahut 'Başbuğ Atatürk" 'Sabataist miydi?" sûâline 'kesin cevap' verebilmek için; 'İsrail Kütüphaneleri"nde olduğu söylenilen;"Sabataizm" üzerine 'en kapsamlı eser" olan 'İbranice Eser'e ulaş(a)bilmek icap ediyor...
28 Temmuz 2020
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Notlar:
(1): Mehmed Şevket EYGİ,"İki kimlikli,gizli, esrarlı ve çok güçlü bir cemaat YAHUDİ TÜRKLER Yahut SABETAYCILAR", Tarih Encümeni Yayınları, 3.Baskı, Mayıs 2014, İstanbul,
(2): Mehmed Şevket EYGİ, adı geçen eser, s.109-110
(3): Hüseyin Arif ÇAKMAK, "Ayasofya, Hem Camiî, Hem de Kilise mi Olacak?", İstiklal Gazetesi, 'Manşet Haber', 27 Temmuz 2020
(4):Zikreden M.Ertuğrul DÜZDAĞ, "Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler", İZ Yayıncılık, İstanbul 1991, s. 253,254
(5): Zikreden M.Ertuğrul DÜZDAĞ, adı geçen eser, s.266

"37 SENE ÖNCE", "TERMESPOR KULÜBÜ"NDE, "GÜREŞ" DE DAHİL, "5 SPOR DALI" DA VARDI...

"37 SENE ÖNCE", "TERMESPOR KULÜBÜ"NDE, "GÜREŞ" DE DAHİL, "5 SPOR DALI" DA VARDI...

"Pehlivanlar Diyârı", "Güreşçiler Diyârı" ve de 'Yatağı', 'Menbâı', 'Kaynağı' 'Terme İlçe'miz deki, 'Termespor Kulübü" çatısı altında, 'Futbol Spor Dalı' ile beraber 'Güreş Spor Dalı', 'Voleybol Spor Dalı', 'Atletizm Spor Dalı' ve 'Masa Tenisi Spor Dalı' olmak üzre; toplam '5 Spor Dalı' faal hâlde, faaliyet hâlinde idi.
"Türkiye çapında ve Karadeniz Bölgesi'nde bütün "Başpehlivanlar" 'Termeli' idi.Allah(c.c.) bu güzelliği 'Termeliler'e nasip etmiş. Terme'nin belli kaynaklarından yararlanan ağbilerimiz,'Termeli Güreşçilerimiz'in farkında olabilseler, onlarda 'güçlerine güç' katacaklar. Onların yaptıklarını biz yapamayız; onlar da bizim yaptıklarımızı yapamazlar..."(1)
Evet, "Terme Akçagün(Hülle) Mahallesi"nden; "Karadeniz Fırtınası", "Sarı Fırtına", "Termeli Güreşçimiz" Necmi KOÇ, 2003'lerde böyle diyordu.
TERME'DE "TÜRK GÜREŞİ"NİN 'MAHZUNİYETİ' SÜRÜYOR...
Evet, son yirmi senedir, Terme'de, "Etno-Spor"umuzun başında gelen "Türk Güreşi"mizin, âdeta 'Mahzuniyeti' sürüyor...
Bundan "27 Sene Önce", "28 Sene Önce", dönemin "Terme İmam-Hatip Lisesi" çatısı altında, dönemin "Termespor Kulübü" şemsiyesi altında âdeta "hiçbir mahzuniyeti" olmayan "Ata Spor"umuzun başında gelen "Güreş Spor Dalı"mızın, "Türk Güreşi"mizin "Terme'deki Mahzuniyeti", geleceğe dönük âdeta hiçbir 'Güreş Çalışması''nın; 'Güreşçiler Yetiştirme Faaliyetleri'nin âdeta "yok derecesi"nde olması sebebi ile "mahzûn" hâlde...

"1979'lar Terme"sinde, "1982'ler Terme"sinde, "1983'ler Terme"sinde, dönemin "Terme İmam-Hatip Lisesi" ismi ile dönemin "Termespor Kulübü" ismi ile "Diş Doktoru Engin SEYHAN"lar idaresinde; "Tarih Öğretmeni Ömer ÇETİN"ler,"İmam-Hatip Ali AKSUOĞLU"lar,"Hasan UZUN" lar nezaretinde "Güreş Çalışmaları", "Güreşçiler Yetiştirme Faaliyetleri" ile birlikte; Sinop'ta, Samsun'da, Kastamonu'da ve hattâ 'Karadeniz Bölgesi" ile "Bölgeler Arası"ndaki "Güreş Müsabakaları"nda, "dereceler", "madalyalar" ve "başarılar" elde edilirken; bilhassa son "20 seneden beri", bu yönde "çalışmalar"ın ve "faaliyetler"in yapıl(a)mayışı sebebi ile de "Terme'de Türk Güreşi"mizin de "Mahzuniyeti" bitmiyor...
Günümüzdeki ismi değiştirilmiş "İmam-Hatip Lisesi" bünyesinde ve yine "Hüseyin KAMBUR" idaresindeki "Termespor Kulübü" bünyesinde; "futbol" dışında, hangi 'Spor Dalları'na da 'Sahip Çıkılmış'; 'Güreş Spor Dalı'mıza da 'Sahip Çıkılmış' mı?; "Terme Kamuoyu"nun ekseriyeti de dahil; âdeta hiçbir 'Termeli' de bil(e)miyor...
ELHASIL:
Hasılı, mes'elenin "en tuhaf" kısmı ise; "Muhalif Belediye Başkanı Adayları" da dahil; "İktidarın Belediye Başkanı Adayları" da, "Siyasîler" de, "Seçim Süreçleri"nde; bilhassa "Ata Spor"umuzun, "Etno-Spor"umuzun başında gelen "Güreş Spor Dalı"mıza yönelik; "Pehlivanlar/Güreşçiler Yatağı Terme"miz gibi bir "Türkmen Diyârı"nda, hiçbir "Seçim Vaadi"nde bile bulunmamaya âdeta "özel dikkat" ediyorlar...
"Terme'de Türk Güreşi'nin Mahzûniyeti", ne zaman sona erecek!?
29 Temmuz 2020
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Notlar:
(1): İsmet GÜLTEKİN, "Unutulan Termeli Güreşçilerimiz", Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik Olmadan, Dirlik Olmaz", "Kültür Hizmeti-2-", Bilgi Ofset Matbaacılık, Terme/SAMSUN, 2003, s.16
Not: Gördüğünüz "Termespor Güreş Takımı 1982-1983"... Bu "fotoğraf", "Terme Bilgi PINARI Dergisi", Yıl:2 Sayı:7 Ağustos 2015, s.45'de yayınlanmıştır...

"DOKAP"IN, "KARADENİZ KÜLTÜR ENVANTERİ WEB SİTESİ" www.karadeniz.gov.tr'de, TERME...

"DOKAP'IN, "KARADENİZ KÜLTÜR ENVANTERİ WEB SİTESİ" www.karadeniz.gov.tr'de, TERME...

"T.C.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı" bünyesindeki "Doğu Karadeniz Projesi Kalkınma İdaresi Ajansı"nin "Karadeniz Kültür Envarteri" "Resmî Web Sitesi" olan "www.karadeniz.gov.tr" "internet sitesi" geçen "Nisan 2020"de açıldı.
"Artvin, Bayburt, Giresun, Ordu, Gümüşhane, Trabzon, Rize ve Samsun" 'Vilâyetleri ile İlçeleri"ndeki; "Kültürel Varlıklar"ın, "Doğal Varlıklar"ın, "Halk Kültürü", "Müzeler" ve 'Şehrin Tanıtım Filmleri"nden meydana gelen "Medya" bölümleri ile ismi zikredilen "Karadeniz Bölgemiz"in, "Doğu Karadeniz Bölümü"ndeki "Kültür Envanteri", araştırmacıların ve meraklılarının hizmetine açıldı.
"DOĞU KARADENİZ BÖLÜMÜ KÜLTÜR ENVANTERİ"NDE "TERME İLÇEMİZ..."
İsmi zikredilen "Resmî İnternet Sitesi"nde, "Terme İlçemiz" de,"Samsun Kültürel Taşınmaz Varlıklar" ve "Sözlü Edebiyat", "Efsaneler" kısımlarında yer aldı.
"Ahşap/Tahta Camileri" ile de tamamiyle bir "Türkmen Diyârı", "Müslüman Türk Diyârı" olan "Terme İlçemiz"deki "Aşağı Söğütlü Camiî" ile "Dağdıralı Mahallesi Camiî"lerimiz, "Yeni Camiî Mahallesi Camiî" "Ahşap/Tahta Camiîler"imiz, 'Genel Tanım' ve 'Yapı Planları' ile genişçe yer aldı.
Geçen aylarda "tamirat","onarım", "restarosyan" sonrası tekrar "Camiî" olarak 'ibadete açılan',"Terme İlçesi Şehir Merkezi"ndeki 'Ahşap/Tahta Camiî"miz olan "Terme Pazar Camiî"miz ile alakalı ise "2 Efsâne"ye de verildi.
"Pazar Camiî Efsanesi" başlığı ile 'Terme Kamuoyu"nun bazılarınca da "Büyük Kartal", "Türkmen Başbuğu", "Mehemmed"in yaptırdığına iman edilen "Efsâne" kısaca şöyle:"Sultân Fatih,Trabzon Seferine giderken, Terme'de istirahat eder. Termeli bir kızdan su ister.Velâkin Termeli kız su vermeyi geçiktirir.Sultân Fatih öfkelenince;"-Padişahım! Teriniz soğusun diye su vermeyi geçiktirdim." der. Bunun üzerine de 'Sultân Fatih', bir hediyesi, mükafatı olarak "Terme Pazar Camiî"ni yaptırır.(1)
"2. Efsâne" ise yine "Efsâneler" bölümünde, "Pazar Camiî Türbesi ile İlgili Efsâne" başlığı ile "Terme Pazar Camiî"mizin,"Terme Şehir Merkezi"ndeki "Ahşap/Tahta Camiî"zin 'Yapılış Efsânesi' şöyle izah edilir:"Türbedeki zât, 'deniz yolculuğu sırasında kaza geçiren bir 'Evliyâ' zâttır. Naaşı sahile vurur ve "kuşağındaki vasiyetnamesi" doğrultusunda, "kesesindeki altınlarla", "Terme Pazar Camiî" yapılır...(2)
Bilmiyorsunuz ki, "Türbenin Kitabesi" de var ve "Tarihî Hakikat" ve "Kronolojik" olarak da, bu "2.Efsâne", "Terme Pazar Camiî"mizin "Yapılışı İzahı"na daha 'gerçekçi' düşmektedir...
"AMAZON EFSÂNELERİ"-"SİMENİT GÖLÜ"NÜN OLUŞUMU
Yine zikredilen "resmî internet sitesi"nde, "Efsâneler" bölümünde, hepimizin bildiği "Heredot Hurafeleri"ne dayalı aslında "Hitit Tapınağı Rahibeleri" olan "Amazon Efsâneleri"ne yer verilmiş.
Âdeta "Allah(c.c.) söylettirecek" ya; "Simenit Gölü Efsânesi" başlığı ile de "Simenit Gölü"nün meydana geliş 'efsânesi'ne de, şöyle yer verilmiş:" Burada yaşayan halk, faizcilik ile zinâ ile 'Allah'a isyan' etmeye, günahlara batmaya başlayınca; "İlâhî Ceza" olarak, yerin dibine batırılmış ve 'Simenit Gölü' oluşmuştur.(3)
"KUBADOĞLU CÜNEYD BEY Mİ?-"CÜNEYD-Î BAĞDADİ Mİ?"
"Cüneyd-i Bagdadî Türbesi"(Cinibadat)Efsânesi" başlığı ile de yine "Terme Kamuoyu"nu teşkil eden bazılarının;"Hayır; Kubadoğlu Cüneyd Bey değil; "Cüneyd-î Bağdadî Türbesi" fikrine âdeta "mesnet" teşkil edercesine, "Doğu Karadeniz Kültür Envanteri"nde, "Cüneyd-î Bağdadî" 'tez'ine, fikrine sahiplenilmiş...
Bilindiği üzre; "Terme Kamuoyu"nun ve "İlim Muhitleri"nin ekseriyetinin 'tez'i ve 'fikri' ise "Şehid Kumandanı Kubadoğlu Cüneyd Bey ve Ülküdaşları" olduğu yönündedir...
Yine ekseriyeyimizin çok az bildiği "Efsâneler"imizden; "Eğri Kale Efsânesi" başlığı ile "Terme İlçesi Kırgıl Köyü" mahreçli "Efsâne" ile "Bir zamanlar sular altında olduğumuz; gemilerin kayalara zincirlendikleri" dillendirilmiş.(4)
"TERMELİ ÂŞIK İSMET TOSUN; NÂM-I DİĞER ÂŞIK İSMETÎ" "ENVANTER"E GİREMEMİŞ...
"Sözlü Edebiyat", "Halk Şâirleri/Âşıklar" kısmında ise "Kavak Ilçesi"nden rahmetli Âşık Kemalî BÜLBÜL ile aslen Artvinli Âşık Obalı Mustafa BİLİR ve "Vezirköprülü" Mümin ÜSTÜN yer almışken; artık "Termeli" olmuş rahmetli Âşık İsmet TOSUN; nâm-ı diğer Âşık İSMETÎ'ye de yer verilmemiş...(5)
Doğrusu esef verici bir durum.
ELHASIL:
Hasılı; "www.karadeniz.gov.tr"; bilhassa "doğduğu toprakları" veya "yaşadığı toprakları", "diyârları" daha yakînen tanımak ve bilmek isteyenler için de, araştırmacılar için de dikkate alınması icâp eden bir "resmî internet sitesi..."
30 Temmuz 2020
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Notlar:
(1): www.karadeniz.gov.tr, "Efsâneler" bölümü
(2)"www.karadeniz.gov.tr, "Efsâneler" bölümü
(3): www.karadeniz.gov.tr, "Efsâneler" bölümü
(4): www.karadeniz.gov.tr, "Efsâneler" bölümü
(5): www.karadeniz.gov.tr, "Sözlü Edebiyat", "Halk Şâirleri/Âşıklar" bölümü

NECİP FAZIL KISAKÜREK "HAKİKATİ" ÜZERİNE...

NECİP FAZIL KISAKÜREK "HAKİKATİ" ÜZERİNE...

Rahmetli "Kahramanmaraşlı" Necip Fazıl KISAKÜREK; "Büyük Türk Düşünce ve Mücadele Adamı", "Büyük Doğu Mefkûresi Lideri", "Sultan'uş Şuara"/"Şairler Sultanı",bilhassa "Mukaddesatçı Türk Nesli" üzerine büyük tesirler bırakmış bir şahsiyetimizdir, değerimizdir.
İtiraf edeyim ki; onun "Millî Türk Talebe Birliği"nde verdiği "Ayasofya Hitâbesi" konferansından, "Ayasofya Tartışmaları"nda, "Ayasofya-i Kebir Cami-î Şerifi"nin, "Camiî" olarak açılışına âdeta ramak kala öğrendim ve bu hâlden dolayı da çok hayıflandım.
Âdeta "basireti" ile dedikleri çıktı...
"24 Temmuz"larda, bir "Cuma Günü" ve "31 Temmuz"larda, yine bir "Cuma Günü","86 sene sonra ilk Bayram Namazı"nda, "İlk Kurban Bayramı Namazı"nda, bu Müslüman Türk Milleti, "koşarak namaza gitmesi" ile de âdeta "Sel üzerindeki bir saman çöpü"nden daha öte bir hâl sergiledi...
NECİP FAZIL KISAKÜREK "HAKİKATİ..."
"Necip Fazıl KISAKÜREK'i Farklı Gösteriyorlar"(1) başlıklı dünkü bir yazıda ise "Yahudi Türkler"den; "Yalancıktan Müslümanlar"dan, "İki Kimlikli, Gizli, Esrarlı ve Çok Güçlü Bir Cemaat" da olan "Sabetaycılar"dan bahis ile rahmetli KISAKÜREK'in çıkarttığı "Büyük Doğu Dergisi"nde, rahmetli Bediüzzaman'a da yer verdiği hattâ "Bediüzzaman Said NURSÎ" diye bir eserinin de, bir kitabının da olduğu hatırlatıldı.
Doğrudur.Tıpkı rahmetli Osman Yüksel; nam sergerde SERDENGEÇTİ de, "Serdengeçti Dergisi"nde, hem de "Kapak Resimli" bir şekilde, rahmetli Said NURSİ'den bahsetmiştir, okurlarına tanıtmıştır.
Velâkin rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK, "Büyük Doğu Dergisi"nde ve "kitap" olarak da, rahmetli Bediüzzaman Said NURSÎ'den bahsetmiştir de; Rahmetli Bediüzzaman Said NURSÎ, "Sözler" diye de bilinen "Kırmızı Kaplı Kitapları"nda, "Risale-i Nur Külliyatı"nda, rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK'den bahsetmiş midir? "Bir mısra" da olsa "şiirleri"ne yer vermiş midir.
Hayır! Bilebildiğim kadarı ile rahmetli Bediüzzaman Said NURSÎ; rahmetli "Şâirler Sultanı" Necip Fazıl KISAKÜREK'in "bir mısra" ile de olsa hiçbir "şiiri"ne, "Sözler" diye de bilinen "Risale-i Nur Külliyatı"nda yer vermediği gibi, hiç de bahsetmemiştir.
Niye!?
"Kronolojik" olarak bir "mes'ele" mi vardı.?
Yoksa, benim de bilemediğim "başka sebepler" mi vardı?
Kaldı ki; bu suâl, senelerden beri hafızama mıhlanmış bir suâl de...
"SÜLEYMANLILAR" NE DEMEK İSTİYORLAR?
"Türkiye Nakşibendileri"ni meydana getiren; "Tarikat-ı Âliye"mizin "Imam-ı Rabbanî Kolu"ndan gelen; rahmetli "Silistreli" Süleyman Hilmi TUNAHAN Efendinin "Talebeleri"; "Süleymanlılar" da, rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK hakkında, ne demek istiyorlar ki!? Dedikleri,"sosyal medya"da dolaşıp duruyor ve mevcut "Büyük Doğu Yayınları"nca da; "İslamî Büyük Doğu Akıncılar Cephesi"nce de hiçbir "tekzip" ile "yalanlama" ile de karşılaşmıyorlar yahut da bencileyin bilemiyor...
Bilhassa bencileyin de, "Süleymanlıların Son Liderleri"nden rahmetli Arif Ahmet DENİZOLGUN'un Eylül 2016'daki vefatı sonrası "sosyal medya"da okuduğumda, âdeta "şoke" olduğum rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK izahatları...(2)
ELHASIL:
Hasılı, rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK'i de "olduğu gibi" anlayabilmek ve kavrayabilmek icâp eder.
"Şark Kültürü"nde ise bu yönde çok gayret sarfetmek de icâp ediyor...
Rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK; elbette "Mukaddesatçı Türk Gençliği"nden ve de Müslüman Türk Milleti'nden soğutulamaz...
Velâkin "Hakikat"ler de çok ehemmiyetli...
Vesselâm..
01.Ağustos.2020
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Notlar:
(1): Vehbi KARA, "Necip Fazıl KISAKÜREK'i 'Farklı' Gösteriyorlar",Yeni AKİT Gazetesi, 31.07.2020
(2): "Ona Neden Köpek Dendi?", mehdininordusu.blogspot.com, 9 Ağustos 2016 ve "Süleymanlılar Anlatıyor: Necip Fazıl KISAKÜREK'in Gerçek Yüzü", "m.youtube.com"daki "video"lar...
Not:"tr.wikipedia.com"da, "Süleymanlıların Liderleri"nden rahmetli Kemal KAÇAR'ın; Necip Fazıl KISAKÜREK'i, rahmetli Süleyman Hilmi TUNAHAN Hazretleri ile tanıştırdığı da ifâde ediliyor.

"TASAVVUFÎ HAYATIMIZ"DA 'BOZULMAYA' BİR TEMSİL: ÂDETA ÜZERİNE MERMER ÜSTÜNE MERMER, BETON ÜSTÜNE BETON DÖKÜP, 'BİR DAHA DİRİLMESİN!' DEDİLER...

"TASAVVUFÎ HAYATIMIZ"DA 'BOZULMAYA' BİR TEMSİL:
"NAKŞİBENDİYE TARİKATI MEŞAYIH"INDAN,"HADİM-İ PİRAN HAFIZ MUHAMMED ÖZCAN" EFENDİMİZİN KABR-İ ŞERİF'İNE, ÂDETA TAŞ ÜSTÜNE TAŞ, MERMER ÜSTÜNE MERMER DÖKTÜLER; "OSMANLICA"YI, "LİSAN-Î TÜRKÎ"Yİ KATLETTİLER....
* ÂDETA ÜZERİNE BETON ÜSTÜNE BETON DÖKÜP, "BİR DAHA DİRİLMESİN!" DEDİLER....

"Dinimiz İslamiyet"te "Kabr-i Şerif Ziyareti"; hele de "Tarikat-ı Muhammediye", "Tarikat-ı Âliye";"Silsiley-i Âliye" Efendilerimizin "Kabr-i Şerifleri"ni bizatihî 'ziyaret' edebilmek bile "manevî himmetleri", "manevî yardımları" da celbediyor...
Üstelik "Görünmeyen Üniversitelerimiz" de denilen "Terbiye Ocaklarımız"la irtibatlı olanlar, iltihakı olanlar; "ebeveynlerinden önce manevî başbuğları"nın, "Pîrler"inin "kabr-I şerifleri"ne öncelikle "ziyaret"e en azından "niyet" ederler; "ebeveynlerinin kabr-i şerifleri"nin neredeyse dibindeki "Tarikat-i Âliye" "Ulu Zâtlarına da "Bir Fatiha Okuyamama Edepsizliği"ne de asla ve kat'a düşmezler.
"İSLAM TASAVVUFU"NDA 'BOZULMALAR'

Neredeyse "her 100 senede bir", bilhassa "İslâm Düşüncesi"nde ve "İslâm Tasavvufu"nda "dejenerasyonlar", "sapıklıklar", "yoldan çıkmalar", "Bozulmalar" yaşanmıştır.
"Vekâleler"de yapılan "Kitap Okumaları"nda bile böyle "Bozulmalar"la alakalı mevzûlar da okunmuştur.
"FETÖ/PDY Olayı"nın "İslâm Düşüncesi"ne ve bilhassa da "İslam Tasavvufu"na indirdiği "darbe"ler de, menfî tesirleri de âşikardır...
"Türkmen" bir "Millet"in; "Müslüman Türk Toplumu"nun "Mukavemet Gücü", "Dayanıklılık Gücü" âdeta "yok edilmek" istenilmiş; geriye bırakılan "Kaotik Nizam" ile de "bir taş ile birkaç kuş vurulmak" istenilmiştir.
"Siyasî Erkler", "İktidar-Muktedir-Devlet Erkleri/Güçleri" dahil, neredeyse "her türlü erk", "her türlü güç"; "Ne istiyorsunuz?" 'söylemleri" ile de "İslamî Cemaatleri" ve "Tarikat-i Muhammediyye"nin; "Muhammedî Yol"un "Şube İsimleri"nden ibaret olan;"Nakşibendiyye"den "Kadiriye"ye;"Halvetilik"ten "Rifaîliğe","Mevlevîliğe","Cerrahîliğe" kadar, neredeyse "Allah'a Ulaştıran" bütün "Hak Yolları"n "bozulmaları"na da; âdeta "Kamulaştırarak", âdeta "Devletleştirerek"; sebep olmuşlardır; "teşvik" etmişlerdir.
"HADİM-İ PİRAN HAFIZ MUHAMMED ÖZCAN" EFENDİMİZİN KABR-İ ŞERİFİ TEMSİLİ

Geçenlerde; "Evliyâlar-Şehidler-Gaziler Toprağı" da olan; "Terme İlçesi"nin "Manevî Direkleri"nden;"Manevî Sütunları"ndan; "Nakşibendiye Tarikatı Meşayıh"ından; "Sivaslı İhramcızade İsmail TOPRAK Efendi"mizin "Manevî Mirasının Mümessilleri"nden; rahmetli "Hadim-i Piran Hafız Muhammed ÖZCAN(r.aleyh) Efendimiz"in "Terme Asrî Mezarlığı"ndaki "Kabr-i Şerifleri"ni "ziyaret" ettim.
Her defasında rahat bir şekilde "Kabr-i Şerif'inin yerini bulurken; bu sefer, "ilk defa", "Acaba yanlış mı geldim?", diye, başka "kabr-i şerifler"e doğru yöneldim.
Meğerse "yanlış gelmemişim" de; "kabr-i şerifi"; "Pandemili Koronavirüs-Kovid19 Musibeti Süreci'nde, güya "yenilemiş"ler, sözde daha da "modernleştir(il)miş"ler...
Altlarındaki "arabaları"nı adeta "Son Model Araba" yapan "Termeli İhvanlar", daha "Terme Vekâlesi"ndeki "Kirli-Pasaklı Alüminyum Demliği" bile "ne hikmetse" 'yenileyemeyen', 'modernleştiremeyen' "marazî zihniyetliler", "hastalıklı zihniyetliler"; "Hadim-i Piran Efendimiz", âdeta "Sakın ha! Bir daha dirilmesin!", diye de, "taş üstüne taş", "mermer üstüne mermer" döşemişler...
Üstelik "Osmanlıca"yı;"Lisan-î Türkî" de olan "Türkçe-Arapca-Farsça"yı âdeta "yok ederek";"Latin Alfabesi"ni de âdeta "dirilterek... "
ELHASIL:

Doğrusu, "Hadim-i Piran Efendimiz"in "kabr-i şerifi"ni -üstü açık olduğundan kuşlar vesaire pisliyorlar- 'temizlerken';kendi kendime söylenip durdum.
Kaldı ki; "Şehid Kubadoğlu Cüneyd Bey Türbesi" de dahil; "Soğuk Pınar Evliyâsı Türbesi","Yel Evliyâsı Türbesi" ve hattâ "Terme Şehrinin Göbeği"ndeki "Terme Pazar Camiî Bitişiğindeki Türbe" de dahil; neredeyse bütün "Terme Evliyâlarının Türbesi","Üstte Gök Kubbeli" 'mimarî tarzı' ile de 'Kapalı Mekânlar' diyebileceğimiz şekilde.
Yapılması icap eden; "Hadim-i Piran Hafız Muhammed ÖZCAN(k.s.) Efendimiz"in "Kabr-i Şerif'ini de, bir an evvel; "Üsttü Gök Kubbeli ve Kapalı" bir "Ziyaretgâh" hâline getirebilmektir.
Vesselâm...
02 Ağustos 2020
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Not: Gördüğünüz resimler; "Nakşibendi Meşayıh"ından "Hadim-i Piran Hafız Muhammed ÖZCAN(k.s.) Efendimizin", "Kabr-i Şerif'inin "İlk Hâline" ait resimlerdir. Yanımızda bile bile "akıllı telefon" götürmediğimizden dolayı "Kabr-i Şerif'inin "Son Hâlini"n fotoğraflarını çekemedik.İnanmayan, "kabr-i şerifi"ni "ziyaret" eder ve fotoğrafları da çeker...