Osmanlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osmanlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2019 Salı

OSMANLILAR, "NİZAM-I ÂLEM İÇÜN", ÇATIR ÇATIR "FAİZ" YEMİŞLERDİ

ÇATIR ÇATIR "FAİZ"YİYEN "ATALARIMIZ" VARDI...       
OSMANLILAR,"NİZAM-I ÂLEM İÇÜN",
ÇATIR ÇATIR "FAİZ" YEMİŞLERDİ...


Bugünlerde, yine "Faiz Düzeni" tartışılmaya başlandı.
Güyâ "Faizsiz Finans Bankacılık Sistemi" de hatırlatılmaya başlandı...
Halbu ki "mes'elenin kökeni derinlerde..."
Halbu ki "mes'elenin kökeni geçmiş asırlarda..."
Halbu ki "mes'elenin kökeni tarihte..."
Halbu ki"mes'elenin kökeni "Garp/Batı Âlemi" karşısında;"Türk-İslâm Medeniyeti"mizin üstünlüğünü kaybetmesinde..."
"Çağ değişimi"ni sahih bir şekilde, zamanında anlayıp, kavrayamayışımızda...
"ÇAĞ DEĞİŞİMİ ve FIKIH"
Hâlen okumaya devam ettiğim "ufuk açıcı" bir eserin"en iştiyâk ile okuduğum kısmı"nın başlığı:"Çağ Değişimi ve Fıkıh"(*)
"Osmanlı'da "Faiz" Var mıydı?" iştiyâklı merakımın,"bilgi açlığı"mın, bir "kitap"da, bir "eser"de ele alınışı ve izahı...
"Bizleri;"1965 Nesli"ni de ne kadar yanlış yetiştirmişler" dediğim bir "kitap", bir "eser..."
"Fotokopi çeker gibi Batı Hukukunu almışız...Ticaret Hukukumuz şu ülkeden; Ceza Hukukumuz şu ülkeden; Medenî Hukukumuz şu ülkeden...
Sadece ölünce "İslâm Hukuku"na göre "Fıkıh İlmi"ne göre defnediliyoruz dediğimiz, düşündüğümüz "Büluğ Yılları"mız,"Ergenlik Seneleri"miz....
Peki amma "Niye Batı Hukukunu almışız? Sebepler neydi?", diye hiç mi hiç düşünmediğimiz " Yıllarımız","Senelerimiz..."
Halbu ki "Ulu Hakan"ın bile "Mecelleyi Durdurup Batı Hukukunu alırken; "Ulu Önder" "Batı Hukuku"nu almayıp da, tatbik etmeyip de ne yapsın dı ki?
"PARA VAKIFLARI"

Merhum Kanuni Sultan Süleyman döneminde,"Hanefî Fıkhı"na,"İmam Zafer İçtihadı"na dayanarak;"paranın da Vakf edilmesi, işletilmesi" adına, "muameley-i şer'iye" ismi ile âdeta "Allah'a hile yaparak", Osmanlı'nın "yoksul/fakir sosyal tabakalarına destek çıkmak gayesi ile de hem "gelenek"(örfî hukuk), hem de "fetvâ"(fıkıh) ile "Devlet-i aliyeyi Osmaniye"nin,"devlet"in "hukukî temele" dayandırdığı vakıflar:"Para Vakıfları..."
"Faiz adı geçmeden faiz işlemi..."
"Nizam-ı Âlem İçün" 'Para Vakıfları..."
Ve dönemin "Ulema"sının bile "2'ye bölündüğü" çatır çatır "faiz" yemeden ,"Para Vakıfları"ndan,"Bankacılığa","Banka Kurma"ya uzanan "tarihî vetireler","tarihî süreçler...."
Ve günümüzde güya "Faizsiz Finans Bankacılığı Yapıları","tüzel kişilikler","hükmî şahsiyetler..."
Esasında, belki de yine "Allah'a hile yapar" gibi "Para Vakıfları" gibi çatır çatır "faiz" yemeler....
Hattâ öyle ki; günümüzde de "Ulema" artık kaça "bölündüyse";"Dar'ül Harp" de "faiz yenilir" 'içtihadları...." Vesaire....
Biliyor musunuz?
Kabaca "Azınlık Hareketleri", kabaca "Sosyalist Hareketler", kabaca " İslamî Hareketler",hattâ "Suriyeli Mülteciler"bile, "tüzel kişilik/hükmî şahsiyet" sahibi olma da,"şirketleşme" de,"Bankacılık Sektörü"nde âdeta dolu dizgin mesafe katederken; esefle belirtiyorum ki sadece ve sadece kabaca "Ülkücü Hareket", âdeta nalları toplamaya devam etmektedir...

ELHASIL:
"Her ribâ faiz; her faiz ribâ değildir" âdeta "içtihad farkları" olsa da; bizler de, tıpkı "atalarımız" Osmanlıların "Nizam-ı Âlem İçün " çatır çatır faiz yemesi gibi "iktisadî türev"de denilen faizi yemeye de devam etmekteyiz.
Vesselam....
Salıpazarı, 10 Eylül 2019
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci
Dip Notlar:

(*): Taha AKYOL,"Türkiye'nin Hukuk Serüveni-Fıkıh tan Hukuka ve Demokrasiye Geçiş Sorunları-""Çağ Değişimi ve Fıkıh",5.Baskı,Ekim 2016, Doğan Kitap, İstanbul,sayfa113-144,toplam 31 sayfa.

26 Aralık 2017 Salı

"NE ARAPLARIN TÜRKLERE BAKIŞI DEĞİŞİR; NE DE TÜRKLERİN ARAPLARA BAKIŞI DEĞİŞİR!!!"

“NE ARAPLARIN TÜRKLERE BAKIŞI DEĞİŞİR;
NE DE TÜRKLERİN ARAPLARA BAKIŞI DEĞİŞİR!!!”

Prof. Dr. Mehmed Niyazi ÖZDEMİR


Ve “ARAPLARIN TÜRKLERE BAKIŞINI DEĞİŞTİRMEYE” ÇALIŞAN ARAP: Prof. Dr. Muhammed HARP

“İnculuz İntelijansı” Lawrens’in tanımlaması ile “Çöl Arslanı “ merhum “Medine-i Münevvere Müdafiî Cengaveri” Fahreddin PAŞA’mıza  müfterî derecesinde sözde “Arap” taarruzlarının ardından; Suudî Arabistan menşeili, yine sözde “Arap” taarruzları da sürüyor,,,
Türkiye’mizde, senelerden beri süren velâkin maateessüf  kabaca “Türk Sağı” diyebileceğimiz, yüzde yetmişe yakın “kamuoyu”nda bile “ortak payda”da buluşulamıyan meşhur mes’ele de yine ‘gündeme’ geldi:”Araplar bizi arkadan hançerledi mi, hançerlemedi mi?”
Kabaca “İslâmcı/Siyasî İslâmcılar”, ‘Hayır! Asla ve kat’a, Araplar biz Türkleri arkadan hançerlemedi!’, diye cevaplandırırken; “Dargın Bozkurlar”ın ‘Başbuğu’ rahmetli Hüseyin Nihal ATSIZ ile merhum ‘Başbuğ Türkeş’ cenahı da dahil; ‘Evet! Maalesef Araplar bizi arkamızdan hançerledi!’, zihniyet ve görüşündeler..
Bendeniz de, “merak” saiki ile her iki zihniyet sahiplerine dair epey “kupürler” biriktirdim ve netice de, merhum Nasreddin Hoca’mız gibi; “Siz de haklısınız, siz de haklısınız!” kertesine dayanıp kalmıştım. Tâ ki şu saate kadar. Tâ ki “Araplara Osmanlılar= Türkler Hakikatini”, bir “Arap” olarak da ortaya koyan “Prof. Dr. Muhammed HARP”e  “Vefâ” programında(*), sadece ve sadece beş(5) dakikaya yakın sürede konuşan  Hukukçu, Tarihçi, Muharrir Prof. Dr. Mehmed Niyazi ÖZDEMİR’in konuşmasını dinleyinceye kadar…
Mezkûr/zikredilen “vefâ” programında Prof. ÖZDEMİR şunları söyledi:” –Bizim Araplara, Arapların bize bakışı belli..”Araplar bizi sırtımızdan hançerledi”, diyoruz. Araplar da diyorlar ki; “Osmanlı bizi sömürdü…”
Öyle bir bombandıman(propaganda sağanağı ,demek istiyor İ.G.) altındayız ki; bunun aksini düşünmek, bizim açımızdan hemen hemen mümkün değildir.
Birinci Dünya Harbi’nde, iki milyon dörtyüz elli bin(2.450.000) kişilik Ordumuz vardı. Bunun üçyüz elli bini (350.000) Arap’tı.  72. ve 77. Tümenler, Çanakkale’de, genellikle Araplardan oluşan Tümenlerdi.
Bunların hepsini bize bombardımanlarla(propagandalarla) unutturdular…”


FİLİSTİN TEŞKİLATI  MASLAHATGÜZARI
2012’deki “Büyük Türk Dostu Muhammed HARP’e Vefâ” programındaki konuşmasını, Almanya’da yaşadığı bir hâtırasını anlatarak sürdüren Prof. ÖZDEMİR; “- Almanya’daki bir konferansta konuşan Alman Ataşesi Profesörün konuşmasının bitiminde söz alıp da düşüncelerini söyleyen Filistin Teşkilatı Maslahatgüzarı ise;”- Ben, Almanlarla Arapların tarihte dostluğunu bilmiyorum. Sadece Harun Reşid’in Şarlman’a gönderdiği bir saatten haberimiz var.
Amma siz bize dediniz ki,’-Osmanlı sizi sömürüyor.’ Biz de ‘Neyimizi sömürdüğünü?’, düşünemedik. ‘Neyimiz vardı ki; Osmanlı bizi sömürsün?’, diyemedik. Sizin lafınıza uyduk, Osmanlı’ya silah çektik. Osmanlı’yı hep beraber tarih sahnesinden sildik.
Ardından siz(Almanlar) geldiniz..Meğer bizim kumun altında Petrol varmış…”Sömürü”yü çok iyi anladık amma iş olup bitmişti. Buna biz çare bulamadık.’, dedi.
Ne bizim Araplara bakışımız düzelir, ne de Arapların bize bakışı düzelir!? Çünkü bu bombardıman/propaganda hâlâ devam ettiği kanaatindeyim.
HARP, Osmanlı’dan bahsederken , hepimizin alışık olmadığı cümleler söylüyordu. Tabi, bir Arab’ın böyle bir görüşe sahip olması son derece dikkatimizi çekti.”
NETİCE:
“Milenyum Çağı”nda , bendeniz de artık Prof. ÖZDEMİR’ce düşünüyorum: “Ne Arapların biz Türklere bakışı değişir; ne de biz Türklerin Araplara bakışı düzelir!?”
Velâkin Mısırlı Profesör HARP’lerden de, Allah(c.c.) razı olsun(Âmin). Vesselam…
Terme, 26.12.2017
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.

Dip Not:

(*): “Büyük Türk Dostu Muhammed HARP’e Vefâ” Programı, 24.Kasım.2012, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi