Salıpazarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salıpazarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2019 Cuma

SAMSUN İLİ SALIPAZARI İLÇESİNDE, "KÖMÜR MADENİ REZERVİ" VAR...

SAMSUN İLİ
SALIPAZARI İLÇESİ KONAKÖREN/BOLAS
ve
CEVİZLİ MAHALLELERİNDE, “KÖMÜR MADENİ YATAĞI” VAR….


Senelerden beri zihnime bir mıh gibi mıhlanmış bir “soru işareti” idi?
“Salıpazarı’nda hangi maden yatağı var ki?”, diye…
Böyle bir “soru işareti”ni, Terme’miz üzerine ilk eser olan “Terme Tarihi”(*) müellifi, benim de “Terme Lisesi Tarih Öğretmenim” olan, ‘Nuri YAZICI’  oluşturmuştu…
Senelerdir, diye yazdım.
Neredeyse onbeş seneye yakındır…
Ve “Allah’ın bir kaderinden bir başka kaderine” niyet ve düşüncesi ile “Medine-i İstanbul”dan; hem de ’15.Temmuz.2016’ tarihinde, “MEB’den ‘kendi isteğim ile’ “ilişiğimi” bu sebeple kestim..
Ve üçüncü seneyi tamamlayışımın arefesindeki zaman dilimi aralığında da;  Samsun ili Salıpazarı ilçemizin beşyüz metreye aşan rakımı ile en yüksek  ikinci ‘mahallesi’ olan “Konakören” veya eskimeyen ismi ile “Bolas”taki ‘Öğretmenliğim’; şimdilerde ise “Müdür Yardımcılığı”m, kendi tabirim ile “Yabgu”luğum süreci boyunca da, hep zihnime mıh gibi mıhlanmış bir “soru işareti” idi:
 “-Samsun ili Salıpazarı ilçesi’nde, hangi maden yatağı, maden kaynağı, maden rezervi var?”

Bu üçüncü sene arefesinde, iki ehemmiyetli ‘şahsiyet’ten; tevafûken de olsa, çok ciddî “malumatlar”, “bilgiler”, “veriler”, “doneler” öğrendim…
“Tarhana Çorbası”nı çoook seven, “01.01” doğumlu “Anadolu Çocukları”ndan da olmamız hasebiyle de, “heyecanlanmamak” muhal ender muhaldi…
Bu sebepten de olacak ki, “şifahî ilk kaynak kişi”nin dediklerini ve “kimliği”ni ‘yazıya geçiremedim…’
Velâkin, bir “karne günü” okulumuza gelen “veli”den “benzer malumatlar”,”bilgiler”, “veriler”, “doneler” öğrenince, “ikinci şifahî kaynak kişi”(**)nin “kimliği”ni “yazılı olarak da” kaydettim.
Ve bu yazımı yazmaya da karar verdim.

KONAKÖREN/BOLAS ve CEVİZLİ MAHALLELERİNDE,KÖMÜR  MADENİ YATAĞI VAR


Evet, “hakikat”en de, bilhassa “Terme Tarihi” ve “Tarihte Terme”(***) isimli eserlerde de yazıldığı üzre; Salıpazarı ilçesinde, “maden” var.
Hem de “kömür madeni…”
Mezkûr eserlerdeki ifâde ile,”henüz cinsi ve kalorisi tesbit edilememiş kömür yatağı” var…
“Mevkisi”,”konumu”, nerede olduğu, esasında Konakören/Bolas ve Cevizli Mahalleleri sakinlerince de , anladığım ve kavradığım kadarı ile “gayet iyi biliniyor…”
Elbette ki, acı ve katı “Türkiye’miz Gerçeği”nde, “Maden Kaynakları”, “Maden Rezervleri”,”Maden Yatakları” deyince, nelerin olup-biteceğini, bilebilecek kertede olanlar çoğunluktadırlar, diye düşünüyorum..
“Petrol Mes’elesi”nde de olduğu üzre; “Petrol Denizi Üzerinde Yüzen Bir Türkiye’miz Gerçeği”nde de olduğu üzre; “Petrol Yok!!!” diye “üstü örtülen petrol kuyularımız…”
Bilhassa, “her rengi ile”, “kara-kızıl-mavi emperyal oyunlar” devreye giriyorlar…
Mes’ele “Enerji”, “Maden” mes’elesi olunca…
“Petrol Mes’elesi”nin ‘kitabı’nı da yazan merhum Raif KARADAĞ’ları bile “şehid” etmekten çekinmiyorlar…
Bu derece “hassas mevzûlar…”


ELHASIL

Senelerdir bir mıh gibi zihnime mıhlanmış “soru işareti” de, nihayetinde bu kadar cevaplanmış da oldu…
Şimdi, buradan “sesleniyorum…”
Şimdi, buradan “haykırış”larla “ haykırıyorum…”
“-Salıpazarı’nda maden var maden!!!”
“-Salıpazarı’nda kömür madeni var kömür madeni!!!”
“Her türlü Ecnebîlerin çok iyi bildiğini” tahmin ettiğim bu “hakikati”, kime, kimlere ulaştırabilirim ki?
“Söz gider kulaktan kulağa, yazı gider uzaktan uzağa…”
Kıvırmadan ifâde edersem;”İslam ile meczolunmuş bir Türk Milliyetçisi adam gibi adam” bir “Bürokrat” çıkar da, muktezâsını yapar inşaAllah…
Vesselâm…
Terme, 19.01.2019
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

Dip Notlar:
(*) Nuri YAZICI, ‘Terme Tarihi’, Samsun Ayyıldız Matbaası, 1982
(**): Hürmet KESKİN, Bolaslı,Konakörenli…

(***): Zikreden Termeliyiz biz(facebook), Yard.Doç.Dr. Nuri YAZICI,”Tarihte Terme” isimli eseri, ilgili sayfalar…

22 Ekim 2017 Pazar

SALIPAZARI'NDA "15 TEMMUZ ŞEHİDLER ANITI ve "15 TEMMUZ ŞEHİDLER MEYDANI" VAR DA, "TERME"MİZ DE NİYE YOK!?

Sahi hem "fiîlen"(de facto); hem de "hukuken"(de jurse) "Terme'mizin Yavrusu/Yavru Terme"; hem de "Çarşamba'mızın Yavrusu/Yavru Çarşamba"mızdan meydana gelen SALIPAZARI'NDA, " 15Temmuz Şehiler Anıtı ve Meydanı" var iken;"Terme"mizde niye yok!?
Sebepler ne ki!?

Yemin etsem keffaretim olmaz.Velâkin en azından ortaya çıkan "suizanlar diyeyim, "en hafifinden"; "içime sindiremiyorum..."
Biline ...
Terme, 13/Eylül/2017
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com

25 Haziran 2017 Pazar

GARPU KAL'ASI, MÜSLÜMAN TÜRK'ÜN KAL'ASIDIR...

GARPU KAL’ASI, MÜSLÜMAN TÜRK’ÜN KAL’ASIDIR…

                     -Garpu  Kal’ası Üzerine-


Nihayetinde söyleyeceğimi, bidayetinde; sonunda söyleyeceğimi, başlangıcında ifâde edeyim: Garpu Kal’ası, Türk’ün Kal’asıdır; Garpu Kal’ası Müslüman Türk’ün Kal’asıdır…
Tabiri caizse, sapına kadar; milattan önce de, milattan sonra da; “Bir Türk Kasabası” olan “Çarşamba” hudutlarında olan; günümüzde ise “Salıpazarı” hudutlarında olan “Garpu Kal’ası”, asla ve kat’a “Amazon Kal’ası” değildir…
Türkiye’mizin neredeyse bütün vatan sathını “Amazonlaştırmaya” niyetlenmiş ve bu yolda, hayli mesafeler katedmiş; isimleri bile aşikâr olan, tamamiyle “İngiliz İntellijansı”nın gayretleri ile meydana getirilmiş; yine, tamamiyle “tarih dışı”, tamamiyle “uyduruk” ve “yakıştırmalar”la; “Türkiye” isminin başına bile adetâ “Amazon” kavramı oturtturularak; “Amazonlaştırılarak”; “Amazon Türkiye” yapılmak istenilmiştir ve hâlâ da istenilmektedir…
Karadeniz Bölgemizin Doğu Karadeniz Bölümü, neredeyse Samsun’dan Trabzon’a kadar “Amazonlaştırılma” yolundadır…İzmir’den “Peygamberler Şehri” ‘Şanlıurfa’ya kadar “Amazon yakıştırmaları” yapılmıştır ve hâlen de yapılmaktadır…
“Bir Türk Şehri” olan “Samsun”umuz bile; günümüzde, bilhassa “İdarî Zihniyet/Yönetim Zihniyeti” nokta-i nazarında, tamamiyle ikiye bölündüğü de bir gerçektir: “Amazoncu olanlar”, “Amazoncu olmayanlar…”
Neredeyse “Bir Türk Şehri” olan Samsun’umuzun ilçeleri arasında da; “Bir Türk Kasabası” olan “Çarşamba” ilçesi ile “Bafra İlçesi”nde ve “Vezirköprü İlçesi” de; “Amazonculuk” ‘hortlatılamamıştır”, “yakıştırılamamıştır…”
“Bir Türk Şehri” olan “Samsun”umuzda, bilhassa da “antik dönem kalıntıları olan kasaba” denilen “Terme”mizde; maalesef, maateessüf, bazı “Milliyetçi Şahsiyetler”, “Mütedeyyin Şahsiyetler” ise “Amazonculuğa alet” olmuşlardır.. “Terme İlçe”mize ait, belki de “ilk kitabî eser” olan “Terme Tarihi” kitabının ‘kapağı’nı sözde  “Amazon  Kadını” fotoğrafı ile neşreden Ünyeli tarihçimiz “Nuri YAZICI”; “Amazonika” isimli kitabî çalışmaları ile ve “Terme’mizin İlk Romanı” olan “Depreli Hasan” romanı ile edebiyatçılarımızdan Baha Rahmi ÖZEN ve günümüzde Emniyet Genel Müdürlüğü vazifesini ifâ etmekte olan; dönemin “Terme Kaymakamı”- hattâ öyle ki milliyetçi kaymakam olarak algılanan- “Dadaşlar”dan Selami ALTINOK döneminde hazırlanan “Amazonlar Diyarı Terme” isimli eser ile neticede maalesef, maateessüf  “Amazonculuğa alet olan”belli başlı isimlerdir…Ünyeli tarihçimiz “Nuri YAZICI”, “Terme Tarihi” isimli eserinin daha kapsayıcısı olan “Tarihte Terme” isimli eserinin ‘kapağı’ndaki “Amazon resmi”ni azaltmış, küçültmüş velâkin “Herodat” menşeili “Amazon muhtevası”na yer vermiştir.!!!
Bendenizin öncülüğünde beş seneye yakın neşrettiğim ‘yerel/mahallî gazete”mizin bir sayısında ise; ‘sürmanşet’ten; “İşte Amazon Gerçeği” başlığı ile Baha Rahmi ÖZEN’in “Amazonika” isimli çalışması, geniş bir şekilde neşredilmiştir. Velakin sadece ve sadece “adam gibi şu Amazon Mes’elesi nedir, ne değildir?” ‘niyet”, “düşünce saiki” ile…
Kaldı ki, “Terme’mizin İlk Romanı” olan “Depreli Hasan” isimli romandaki “Depreli Hasan’a Amazon dersleri veren kısımlar” ile yine “Bir Fatsa Romanı” da olan “Hekimoğlu Efsanesi” romanındaki “Amazon kısımları” eleştirilmiştir…Maalesef bu “eleştiriler”, yazılı olarak bile cevaplandırılmaya adeta “tenezzül bile” edilmemiştir…
  
 NEREDEYSE 20l0’LARA KADAR,
 HEP AYNI KALIP/ŞAPLON CÜMLELER


Günümüzde “Bir Türk Kasabası” olan “Çarşamba İlçesi” sınırlarında değil de; “Salıpazarı İlçesi” sınırlarında olan ve “kudemî”lerin, “tecrübeli ihtiyarlar”ın daima “Garpu Kal’ası” diye nesillere bahsettiği “Kal’a”mız hakkında; neredeyse “Samsun”umuz ve “İlçeleri” üzerine yapılan “kitabî çalışmalar”da; adetâ “birbirlerinden naklederek”; yine neredeyse 2010’lara kadar hep aynı “kalıp”lı, “şaplon açıklamalar”la yetinilmiştir.
Bu hususta, belki de “ilk kitabî çalışmalar”dan olan; Ali KAYIKÇI’nın “”Mahalleden Bölgeye SAMSUN”(1) isimli iki ciltlik eserindeki “Garpu Kal’ası” hakkındaki bilgiler; başka “kitabî çalışmalar”da; meselâ “Geçmişten Günümüze Kültür Değerleriyle SAMSUN”(2) ve “Samsun ve İlçeleri”(3) gibi eserlerde “nakledilmiştir…”
Mezkûr/zikredilen  “kitabî çalışmalar”da, yine “Garpu Kal’ası”nın “coğrafî mevkii”, “coğrafî konumu” hakkında da “farklı tanımlamalar” yapılmıştır.Kimileri, “Garpu Kal’asının coğrafî konumu” olarak; “Salıpazarı İlçesi Konakören ve Kuşcağız köyleri hududu”(4) derken; kimileri ise “Cevizli, Konakören köylerinde yer alan”(5); kimileri de “Cevizli ile Konakören köyleri arasında yer almakta “(6) olan diye “tanımlamışlardır…”
“Garpu Kal’asının Coğrafî Konumu”nun, belki de “en doğrusu” şudur: “İlimiz(Samsun) Salıpazarı İlçesi, Konakören Köyü, Garpu Mevkii, Ada 202, Parsel 1’de bulunan, Ormanlık saha içerisindeki Garpu Kal’ası”(7) “tanımlaması” olsa gerek!!!
Yine, belki de “Garpu Kal’ası”nın “deniz seviyesindeki yüksekliği” yani “rakım”ı mes’elesinde de, “en doğru bilgi” ise; “Garpu Kal’asının deniz seviyesindeki yüksekliği 965 (dokuzyüz altmış beş) metredir”(8) olsa gerek!!!


“TÜRK KAL’ASI”, “MÜSLÜMAN TÜRK KAL’ASI” OLAN “GARPU KAL’ASI”NA, “AMAZON KALESİ/AMAZON KAL’ASI” DEMEK; TAMAMİYLE “YAKIŞTIRMA”DIR, TAMAMİYLE “TARİH DIŞI”DIR, TAMAMİYLE “UYDURUK”TUR…
                                       
İki elin parmağı sayısınca bendenizin kaleme aldığı “Amazon Mes’elesi” muhtevalı bazı yazı ve araştırmalarımda dahil; bu araştırmamın da bidayetinde, başlangıcında vurgulamaya çalıştığım üzre; hele de yapılan son “kitabî çalışmalarda” da “tarihen ispat”landığı gibi; milattan önce de, milattan sonra da, “antik tarih namına” hiçbir emare, bulgu taşımayan; tabiri caizse, milattan önce de, milattan sonra da, adı bile, ismi bile “Çarşamba” olan; “Samsun’da Bir Türk Kasabası”(9) olan bir coğrafyada “Amazonculuk yapmak” abestir, “tarih dışılık”tır, “gerçek dışılık”tır…
Günümüzde “Salıpazarı İlçesi” hudutlarında olan “Garpu Kal’ası” hakkında, “Salıpazarı İlçesi Belediye’sinin Resmî İnternet Sitesi”(10)ndeki  bazı “açıklamaları”nı, bazı “izahatları”nı, bazı bilgilerini, bir Nurlu Ramazan-ı Şerif ayında okuduğumda, neredeyse “midem bulanıyordu!!!”. Neymiş efendim; “Garpu  Kal’ası”ndaki mevcut “iki kuyu”, adeta “kan kuyusu” imiş; “hadım etme işlemleri”, “hadım etme uygulamaları” yapılıyormuş.(11)
Sadece ve sadece “Yunan Mitolojisi”ne dayanan “açıklamalar”, “izahatlar…”
Üstelik mezkûr/zikredilen “internet site adresi”ndeki; “Garpu Kal’a” yanına “taksim işareti” koyarak, “Amazon Kalesi” ‘tanımlaması’nın yapılmış olması da, çok su götürür ‘izahatlar’ olsa gerek..Çünkü bir adet bile bir “arkeolojik bulgu”yu, güya “Amazonların yaşadığına dair bir adet bile olsa arkeolojik bir bulgu”yu, “bürhan-ispat-delil-kanıt” olarak su-na-ma-ya-rak!!!
Halbu ki, tarihçilerimizin son yıllarda yaptıkları çalışmalarla, saha çalışmaları ile alan çalışmaları ile “bürhan”laştırdıkları, “ispatladıkları”, “delilleştirdikleri”, “kanıtlaştırdıkları”; “Biz Türkler, Anadolu Coğrafyasına, 1071’lerden önce de, milattan önce de gelmiştik tezi”, “Tarih İlmi/Tarihçiler Camiası”nca ‘kabul’ e  doğru gitmektedir.
Mezkûr/zikredilen “tez”i mukavemetleştirici eserler; “Samsun’da Kaya Yosunlarının Sakladığı Sır-Tamgalar”; “Samsun’da Türk Tamgaları”(12) ve  “Samsun’da Bir Türk Kasabası: Çarşamba”(13) gibi eserlerde; “Salıpazarı İlçe”mizin hem de iki mevkiinde, “Canik Sıradağlarının Aynı Hat Üzerinde”, milattan önceden kalma “Türk İzleri” olduğu tamamiyle ispatlanmıştır.. “Terme İlçe”mizin bile “Ambartepe” mevkiinde de “Türk İzleri” ispatlanmıştır..
 Bir “TRT Belgeseli” olan ve günümüzde “CD”lere de kaydedilmiş olan; “Orta Asya’dan Anadolu’ya TAŞTAKİ TÜRKLER”(14) isimli “Belgesel”de de, Türkiye’mizin  “vatan sathı”mızın bazı mevkilerindeki “Tamgalar” “belgelendirilmiştir…”

“GARPU KAL’ASI”NI, BİZ “TÜRKLER İNŞA” ETTİK


Bu araştırmamızın başlangıcında da hatırlattığımız üzre; “GARPU KAL’ASI, TÜRK KAL’ASI”dır…”GARPU KAL’ASI, MÜSLÜMAN TÜRK’ÜN KAL’ASI”dır ve “GARPU KAL’ASI”nı, “BİZ TÜRKLER İNŞA ETTİK…”
Bu sebeple, “Garpu Kal’ası,  Ne  Zaman İnşa Edildi?” suâline verilecek “En Doğru Cevap” da; “Milattan önce beşinci asırda inşa edişmiş olan Garpu Kal’ası, (Biz) Türkler tarafından inşa edilmiştir. Çünkü Salıpazarı Yeşilköy Kaya Mezarlarındaki “Türklüğün Sembolü Dağ Keçisi” resimlerinin, “tamgaları”nın mevcut olması ve “Canik Sıradağlarının Aynı Hat Üzerinde; meselâ Ordu Mesudiye İlçesinde de “Türk Tamgaları”nın mevcut olması; bu suâlin ispatlı en doğru cevabıdır…(15)
Vesselam…

Terme, 25/Haziran/2017

İsmet GÜLTEKİN
Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik olmadan, Dirlik olmaz.
“Mefkûremiz, Göklerde Dalgalanan Bir Sancak; Allah’ın Huzurunda Eğiliriz Biz Ancak.”

Dip Notlar:

(1). Ali KAYIKÇI, “Mahalleden Bölgeye SAMSUN-2”, Birinci Baskı, 19 /Mayıs /2000, Aksiseda Matbbası, Sayfa 432
(2): “Geçmişten Günümüze Kültür Değerleriyle SAMSUN”, Samsun Kültür Müdürlüğü Yayınları, Tanıtım Eserleri Dizisi: 1, Erol Ofset, Hazırlık Komisyonu-Yazı Kurulu Eseri(Ortak), 1999, Sayfa 114
(3): Hasan YİĞİT-Halk Eğitim  Merkezi Müdürü-, “Samsun””,2003, Gül Neşriyat, İstanbul,
(4): Ali KAYIKÇI, adı geçen eser, sayfa 432-433
(5): Hasan YİĞİT, adı geçen eseri.
(6): Hasan YİĞİT, adı geçen eseri.
(7): www.salipazari.bel.tr, ilgili kısımlar…
(8): Ayşe TAN, “Samsun Kenti ve Yakın Çevresinin Doğal-Kültürel Peyzaj Özelliklerinin Turizm Potansiyeli Açısından İrdelenmesi, Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2013
(9): Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU, “Samsun’da Bir Türk Kasabası: Çarşamba”, (google arama motoru), ilgili kısımlar…
(11): www.salipazari.bel.tr, ilgili kısımlar
(12): Emine YILMAZ, tarih ve arkeolojiblogspot.com.tr ve google arama motoru taramaları ile Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU, “İlk Çağdan Osmanlılara SAMSUN”, İlk Adım Belediyesi Yayınları, 1. Baskı, Samsun 2012,  Sayfa 43-58
(13): Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU, adı geçen eseri, google arama motoru taramaları
(14): NTV Tarih Dergisinin Okurlarına armağanı, “TRT BELGESEL DAMGALARIN GÖÇÜ, Orta Asya’dan Anadolu^ya TAŞTAKİ TÜRKLER” CD’si, www.trtmarket.net, www.trt.net.tr
(15): Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU, adı geçen eseri, sayfa 5


NOT: Resimler, Fotoğraflar, Salıpazarı İlçesi Konakören İlkokulu ve Ortaokulu İdareci ve Bazı Öğretmenlerimizin, Haziran 2017’deki , “Bir Türk Kal’ası/ Bir Müslüman Türk Kal’ası”, Garpu Kal’ası”na çıkışları…

15 Mayıs 2017 Pazartesi

"ŞEHİDLER ÖLMEZ, TERME BÖ-LÜ-NE-MEZ!!!" "BÖ-LÜN-ME-ME-Lİ!!!"

“ŞEHİDLER ÖLMEZ, TERME BÖ-LÜ-NE-MEZ!”

BÖ-LÜN-ME-ME-Lİ…



“Büyük Terme Mefkûremiz”, “Büyük Terme Ülkümüz…”
“Cennet âsâ/ Cennet gibi” Terme’mizi, kim, kimler ‘rahat’ bırakmıyor?!
Terme’mizle alıp-veremedikleri ne?!
Yoksa “Ermeni Çeteleri”nin, “Rum Çeteleri”nin ve “Paralel Devlet/FETÖ Çeteleri”nin – ki her birinin ardında, başta U.S.A./ABD dahil olmak üzere, Rus, İngiliz, Alman, Yunan vesaire var!!!- “maziden kalma” “kuyruk acıları” olanlar mı “depreşiyorlar?!”
“Gizli konuşmaları”ndaki gibi, “gizli fısıldaşmaları”ndaki gibi, Terme’mizi, bile bile “bilmem ne başı”na mı dönüştürmeyi hedefliyorlar?!
“Böl-Parçala-Yönet” metodu mu uygulanıyor?!
Yoksa mes’eleye hassasiyet duydukları aşikar olan bir “TİAD / Çelik İnşaat Sorumlu ve Yetkilisi Muharrem ÇELİK; bir Ülkücü Oğuz PAMUK ve Terme ÇEKÜL Platformu sorumlularından Zekai ALTUNPALA”nın “facebook” hesaplarında yapılan “izah” ve “yorumlar” gibi, Terme’miz hepten mi “yok edilmek(?!)” isteniliyor?!
21. Mayıs. 2017, Pazar günü, “20 Terme Köyü”nün ‘referandum/halkoylaması’ ile Çarşamba’ya bağlanıp-bağlanılmaması  mevzuunda,‘rey kullanımı’ yapılacağı ifade ediliyor…
1973’lerde de Terme ve Çarşamba ilçelerindeki Alanyakın, Düzköy ve Bereket Köylerinin birleştirilmesi ile Salıpazarı Belediyesi; akabinde de 1988’de de Salıpazarı İlçesi oluşturuldu da ne oldu?!(*) “Salıpazarı İlçesi” daha mı gelişti, kalkındı?!
Dönemin yöneticileri ve “Terme Halkı”mızın ‘gafleti’ ile böyle bir “Terme Yüzölçümünün daraltılması”, “Terme Toprağı”nın “bö-lün-me-si”ni, 2017’lerden baktığımızda “doğru yapılmıştır” diyebilir miyiz?
2017’lerde bile “Salıpazarı İlçesi”nin teşbihte hâtâ olmazsa “perişanlığı” âşikar değil mi?
1973’lerde başlayan ,büyük oranda “Terme Toprağı”nın “parçalanarak”, “bölünerek”, “Salıpazarı İlçesi” oluşturulmasında, başta, dönemin idarecileri sorumlu değil mi?
Nasıl böyle bir “bölünmeye” ‘izin’ vermişler?!
“Büyük Terme Mefkûremiz”, “Büyük Terme Ülkümüz” muktezasınca, yine ‘Referandum’ yolu ile veya ‘Referandum’a gerek kalmadan, “Salıpazarı İlçesi”ne verilen “Terme Toprağı” bir an evvel geri alınmalıdır…
Yahû “Salıpazarı İlçesi”ndeki, bilhassa da, ‘Konakören’ civarındaki ‘seçmenler’in ekseriyeti “Terme doğumlu” be!!!
Rahmetli Pederlerimizin bile “Salıpazarı İlçesi”ne dahil edilmiş “Terme Toprağı”nda ne hâtıraları var be!!!
Kaldı ki, normal şartlar altında, bir “İlçe Yüzölçümü”nün daraltılması, küçültülmesi, azaltılması; tabiri caizse “sosyal medyadan fotograf/resim kırpar gibi”, şark’ından kırp; garb’ından kırp; şimal’inden kırp; cenub’undan kırp;(meselâ); çok boyutlu ve çok faktörlü düşünürsek; üstelik mevcut “Büyükşehir Yasası”na rağmen-ki “Büyükşehir Yasası’nın da neresi doğru ki?!- ne derece ‘doğru’ bir ‘uygulama’ olur ki?!
21.Mayıs.2017, Pazar günü, “20 adet Terme’miz Köyü”nün Çarşamba’ya bağlanıp-bağlanılmayacağı “referandumu/halkoylaması” yapılacak…
Mes’eleye  hassasiyet duyanlar; on seneye kalmadan, “Terme’nin yok olacağı”nı (?!) dillendiriyorlar…
Hattâ “Nasıl olsa Terme’mizi, zaten Ünyeliler kurmuşlardı” demeye de getirerek; “SSK, Vergi ve Elektrikte %50 indirim de alırız” ‘düşüncesi’ ile “Ünye’ye bari bağlanalım” demeye de getiriyorlar…
“Büyük Terme Mefkûremiz”, “Büyük Terme Ülkümüz”, bırakalım oraya-buraya “bağlanmayı”; bırakın “bölünme”yi, “daralma”yı, “küçülme”yi; daha da “büyüme”yi, daha da “genişleme”yi, daha geniş “yüzölçümüne” sahip olmayı gerektirir…
Bendeniz, “Terme’mizin çocuğu” olarak; hiçbir gerekçe ve mazeretle, “Terme Toprağı”mızın  “küçültülmesi”ne, “daraltılması”na, “bölünmesi”ne, oraya-buraya “bağlanmasına asla ve kat’a razı değilim…
Ne Çarşamba İlçesine, ne Ünye ilçesine, ne de Salıpazarı ilçesine verilecek “bir karış toprağımız yohtur”, verilmemeli…
Bilakis, bir an  evvel, 1973’lerde, Salıpazarı ilçesine verilen “Terme Toprağı” usulunce  geri alınmalı, Terme’mize yeniden ilhak edilmelidir…
Gerekirse Ünye ilçesinden, Çarşamba ilçesinden yeni yeni “toprak kazanımı yolu”na gidilmelidir…
“Şehidler ölmez, Terme toprağı bö-lü-ne-mez!!!”, “bö-lün-me-me-li…”
Terme, 15.Mayıs.2017
İsmet GÜLTEKİN
(Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik olmadan, dirlik olmaz)
Dip not:

(*): Ali KAYIKCI, “Mahalleden Bölgeye SAMSUN”, Cilt: 2, sayfa 430, Samsun, 19 Mayıs 2001