Hoşgeldin Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hoşgeldin Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2018 Perşembe

"MÜSLÜMAN ATATÜRK", 'ÖMRÜ HAYATINDA CÂMİ YIKTIRMAMIŞ, YIKMAMIŞTIR; KİLİSE TAMİR ETTİRMEMİŞTİR...'

“MÜSLÜMAN ATATÜRK”,
‘ÖMRÜ HAYATINDA CÂMİ YIKTIRMAMIŞ, YIKMAMIŞTIR;
KİLİSE TAMİR ETTİRMEMİŞTİR’

Türkiye’mizdeki “Fikir/Düşünce Hareketleri”mizden; “Haydar BAŞ Hareketi”, “İcmal Gençliği Hareketi” ‘Lideri’ tarafından; rahmetli ATATÜRK’ün vefâtının 79. seney-i devriyesinde, 10. Kasım. 2017 tarihinde, “efkâr-ı umumiye/fikirler, düşünceler camiası” ile paylaşılan ve tarihî hüccetlere, bürhanlara, ispatlara, delillere, ‘kanıt’lara dayalı bir şekilde hazırlanmış, neredeyse bin(1000 ) sahifeyi bulan; tamamiyle “Müslüman Atatürk” ‘Potresi’ çizen “Hoş geldin Atatürk” isimli eserin 14. bölümünü-ki Atatürk’ün Hazırlattığı Hutbeler s.675-783- okuyordum ki; ‘Atatürk, harabe haline dönen pek çok camiyi tamir ettirmiştir.’ (1) başlıklı bölümdeki malumatların sahih mi, yalan mı olduğunu anlamak ve kavramak üzre; Mehmed Şevket EYGİ Hocamızın, belki de sahasında ‘tek eser’ olabilecek kıvamdaki “Yakın tarihimizde CÂMİ KIYIMI”(2) isimli eserini hararetle okudum.
Rahmetli “Atatürk döneminde câmi kıyımı yapılmış mı? “Yakın tarihimizde CÂMİ KIYIMI” isimli eser, bu mes’elede ne diyor?”, diye…
Dörtyüz sahifeyi bulan Mehmed Şevket EYGİ Hocamızın “Yakın Tarihimizde CÂMİ KIYIMI” isimli eseri okuyup bitirdiğimde; “Elhasıl: ‘Cumhuriyet Tarihimiz’de, tarihî, kültürel tahribatlar, câmi kıyımları ve yıkımları, asla ve kat’a rahmetli ATATÜRK’e mâledilemez. Tamamiyle “Millî Şef İNÖNÜ CHP”sinin uygulaması. Velâkin ‘şifahî toplum’ ve ‘cehalet’ sebebiyle ‘CÂMİ KIYIMLARI/CÂMİ YIKIMLARI’ bile hep rahmetli ATATÜRK’e mâlediliyor.

Çâre: Türkiye’mizdeki rahmetli ATATÜRK’ü çağrıştıran ‘tek câmi’ olan İzmir’deki “Gazi Mustafa Kemal Paşa Câmi”nden başka, daha ‘muhteşem câmiler’ yapılmalıdır’, diye yazmışım…
Mehmed Şevket EYGİ Hocamızın dörtyüz sahifeyi bulan mezkûr eserinin hiçbir yerinde ise “ATATÜRK”, “Mustafa Kemal Paşa” veya “M. Kemal” tanımlamaları, isimleri geç-mi-yor-du…
Neredeyse “câmi kıyımı” izahatında, her defasında “İsmet Paşa zamanında” diye yazılmış. “İsmet Paşa, nâm-ı diğer ‘Millî Şef…’
Mezkûr eserde; “Türkiye’mizde niye Kiliseler tamir ediliyor?” suâli ise: “Çünkü, Türkiye’miz ‘Avrupa Mimarlık Mirası Sözleşmesi’ne imza attığı için.”(s.12) cevabı veriliyor.
Yine “Türkiye’mizdeki Câmi kıyımlarının ‘Sabatayist Menşeîli”(s.12) olduğu da vurgulanmıştır.
“MÜSLÜMAN ATATÜRK” ve “CÂMİ TAMİRATI”

Yaşları elliyi geçen ‘nesiller’in bile “ezberlerini bozan”; tıpkı “Dargın Kurtlar”ın ‘Lideri’ tarihçi, edebiyatçı rahmetli Hüseyin Nihal ATSIZ’ların yaşadığı “fikir/düşünce sancıları”na sebebiyet vermiş olan; “Haydar BAŞ Hareketi”, “İcmal Gençliği Lideri” Prof. Dr. Haydar BAŞ Hocamız tarafından yazılmış olan “Hoş geldin Atatürk” isimli hacimli eserin, mezkûr bölümünün alakalı sahifelerinde ise; rahmetli ATATÜRK’ün, “Müslüman Atatürk”ün; 1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescidlerin isimleri de yazılmış.(s.757,758)
Ve “Atatürk’ün emri ve izni ile cami tamirlerine toplam 293.608 lira harcanmıştır.”(758) denilmekte vesselam…
“AYASOFYA CÂMİ/ FETHİYE CÂMİ” MES’ELESİ
“Ya, ‘Ayasofya Câmi’mizin ‘Müze’ye çevrilmesi!!!”, dediğinizi işitir gibiyim.. Hal bu ki “tahkikçiler” ve ekser “düşünce adamları” ve “düşünce kadınları” da bilmektedir ki; “Ayasofya Câmi’mizi rahmetli ATATÜRK ‘Müze’ye çevirmemiş, kapatmamıştır. Bu mes’ele U.S. A.+ İngiltere+ Yunanistan menşeîlidir” vesselam…
Terme, 11.03.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Öğretmen
metgultekin@hotmail.com
Dip Notlar:
(1): Prof. Dr. Haydar BAŞ, “Hoş geldin Atatürk”, İcmal yayıncılık, Kasım 2017, s.753
(2): Mehmed Şevket EYGİ, “Yakın Tarihimizde CÂMİ KIYIMI”, Tarih ve İbret Yayınları, İstanbul-2003

26 Haziran 2018 Salı

MERHUM BEDİÜZZAMAN DA, MERHUM ATATÜRK DE "HASANEYN"

MERHUM BEDİÜZZAMAN DA,
MERHUM ATATÜRK DE
“HASANEYN”

“MÜSLÜMAN ATATÜRK”- ‘DERİN TARİH DERGİSİ’-İSMAİL KARA


“Tüm Bildikleriniz Tarih Olacak” şiarı ile Türkiye’mizde ‘aylık periyotlar’la neşredilen sözde “Gayr-i Resmî Tarihin Sesi” “Derin Tarih Dergisi” bile, tabiri caizse  kıyısından, köşesinden “Müslüman Atatürk Hakikati”ni de “yazmaya”, dillendirmeye” başladı.
Türkiye’mizde, yaptığı neşriyatı ile ‘hukuken’ de “Atatürk Düşmanlığı” tescillenmiş bu sözde “Gayr-i Resmî Tarihin Sesi” “Derin Tarih Dergisi”nin 75. Haziran 2018 tarihli sayısındaki; Türkiye’mizde “İslâmcılık/ Siyasî İslamcılık” sahasının bir numaralı “mütehassısı”, “uzmanı” olan Prof. İsmail KARA’nın bahse mevzû yazısında(1), “Atatürk’ün İslâm dinine yaptığı hizmetlere ne demeli?” suâli de tevcih edildi.

Mezkûr suâli  “Pravda’nın Sesi”, “Nazizmin Kalesi”, “Camuriyet”in, ‘Pardon’ “Kötülüğün Kümesi” Türkiye’mizin “en eski gazeteleri”nden “Cumhuriyet Gazetesi”nin Nadir NADİ’sine izafen; “…Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca peşimizi bırakmayan, kısmen uyarılmış, kısmen korku salmak üzerinden dengeler arayan, kısmen dini alanı modernleşme istikametine doğru zorlayan ama her halükârda Türkiye’yi taşıma kapasitesi fevkâlede düşük bir bakış açısının , bir baskının ve biçimsizleştirmenin kelimelere bürünmüş hali olarak okunabilir”(**), diye yazdı.

Prof. KARA, “Peki ya Atatürk’ün İslam dinine yaptığı hizmetlere ne demeli? Bunu da sadece CHP, Cumhuriyet Gazetesi, Kemalistler savunmuyor; muhafazakâr  mütedeyyin siyasetçilerden, akademisyenlerden , ilahiyatçılardan, Diyanet’ten  nice kişiler ve metinler var bu işe soyunmuş…”(2) diye de vurgulama da yaptı…


“HOŞGELDİN ATATÜRK” KİTABI
ve SESSİZ KALAN BÜTÜN “NURCULAR”

Daha geçenlerde, Türkiye’mizde, Cumhuriyet tarihimizde, 18(onsekiz) sene boyunca “Ezan-ı Muhammedî”nin “Allahu Ekber” diye okunamadığı senenin yıldönümü idi.
Velâkin kuvvetle muhtemel ;ya “beyinsizliklerinden”, ya da kendilerine “tasarruf” eden, “hükmeden”, “yabancı servisler”den, hassaseten “İngiliz-Yunan-Amerikan Yabancı Servisler”in ablukasından dolayı; ekser “Nurcu ağabeyler” bile; “- Bu 18 senelik “Ezan-ı Muhammedî’yi ‘Allahu Ekber’ diye okuyamama yasağını, merhum ATATÜRK değil; “Millî Şef İsmet İNÖNÜ” uygulattırdı diyemiyorlar hâlâ…

Ekser “Nurcu ağabeyler”, toplasan 100(yüz) sayfayı bile bulmayan; toplasan “Sözler”in, “Risale-i Nur Külliyatı”nın % 1’ini ancak bulan “Mahrem Risaleler” ile belki de “Tek Suçu Yeni Bir Türk Devleti Kurmak” olan merhum Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK “düşmanlığı”nda hâlâ ısrar ediyorlar…
“SÖZCÜ’nün Tarihçi Kalemi Sinan MEYDAN”ın “mes’eleye bütüncül/ şümullu ortaya” koyduğu malum “Mahrem Risaleler…”(3)
 Kaldı ki neredeyse bütün “Nurcu Ağabeyler”, yahut bu fakirin karşılaştığı “Nurcu Ağabeyler” de, bu “Mahrem Risaleleri” de “olduğu gibi” de ortaya koyamıyorlar ya!!!

“Ayasofya  Camii”ni merhum ATATÜRK mü kapattı?
“Camileri ahır” merhum ATATÜRK mü yaptı?
“Ezan-ı Muhammedî”yi ‘Allahu Ekber’ diye merhum ATATÜRK mü yasaklattı?
Cevap:- Hayır, elbette…
“Tek Partili Millî Şef CHP İktidar Uygulamaları” merhum ATATÜRK’e mal ediliyor!!! Hem de “Tarihî Hakikatlere” aykırı olarak…
Belki de bir “10 Kasım”da vefât eden merhum Osman Zeki Yüksel SERDENGEÇTİ’yi, nam-ı diğer SERDENGEÇTİ’yi bile merhum ATATÜRK “mes’elesi”nde  ‘yamultmuşlardı…”
Bu fakir bile, “İstanbul Eminönü Divanyolu Caddesi”nden “Beyazıd”a çıkarken; birden fazla sayıda; “bir mermer üzerine yazılı”, “Ayasofya Camii’ni Kapatana Beddua” yazılı ‘taş’ı okuduğumu, gördüğümü hatırlıyorum…
Biliyor musunuz, “16 Senelik Tek Partili Üçüncü Abdülhamid Han Dönemi”nde bile, “Pardon”, “Tek Partili AKP İktidarı Dönemi”nde bile hâlâ merhum  nam-ı diğer SERDENGEÇTİ’nin “Millî Şefli CHP”yi ele aldığı “Birinci Radyo Konuşması” yayınlanamadı bile!!!
Bir ‘vakıa’, bir ‘olgu’ olan Türkiye’mizdeki “Haydar BAŞ Hareketi” veya “İcmal Gençliği Hareketi”nce geçen 10 Kasım 2017’lerde neşredilen ve neredeyse bin(1000) sayfayı bulan “Ezber Bozucu”, “İngiliz-Yunan-Amerikan Yabancı Servisleri”n “oyununu bozucu” “Hoş geldin Atatürk” isimli esere, bilhassa da neredeyse “bütün Nurcular sessizler…”, “görmemezlikten” geliyorlar!?
Halbu ki, bu eserin neredeyse tamamını ‘okuyan’ ve Türkiye’miz genelinde yapılan “Atatürk Vatandır” programlarını “yakînen” takip eden biri olarak; bendenizin bile, bu fakirin bile merhum ATATÜRK’e bakışı değişti be!!!
Prof. Ahmet AKGÜNDÜZ’ce ortaya konan ve ispatlanan; “Merhum Bediüzzaman Hasaneyn” ‘hakikati’ gibi,”İcmal Gençliği Hareketi” de; “Merhum ATATÜRK de Hasaneyn” diye ispatlamışlar be!
Bilhassa “HOŞGELDİN ATATÜRK” isimli eserin “Giriş” ve “1. BÖLÜM” ile “2. Bölüm MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN MANEVÎ YÖNÜ”nde(4), merhum ATATÜRK’ün de, ‘soy’ olarak; “hem şerif, hem seyyid’ yani “HASANEYN” olduğu ispatlanmış be!!!
Ne demek?!
Merhum “BEDİÜZZAMAN” gibi, merhum “ATATÜRK” de “HASANEYN” demek!!!
Ha, diyeceksiniz ki, “Hoş geldin Atatürk” isimli eserde, merhum “Bediüzzaman” ile “Nurculuk” ile ilgili “bilgi yanlışlıkları” var!
Var ise Türkiye’mizin “Nurcuları”, ‘gündemlerine alıp”, satır satır niye “bilgi yanlışlıkları”nı cevaplandırmazlar be!
Neticede, bir “vakıa”,bir “olgu” olarak “Cumhuriyet Tarihimizin En Büyük İşgal Girişimini Yapan Fetullahçılar, Paralelci Nurcu Terör Örgütü”, “Ülkücü Hareket’in Bağrından mı fışkırdı” be!?
Bir hayalim var, sözde “gayr-i resmî tarihin sesi” “Derin Tarih Dergisi”nin ‘Kapak Konusu’ olarak neşrettiği “Müslüman Atatürk” sayısını veya “Müslüman Atatürk Özel Sayı”lı “Derin Tarih Dergisi”ni…
Biliyor musunuz, Haziran 2018’e kadar birden fazla “Sultan İkinci Abdülhamid Han Kapak Konulu” sözde “Gayr-i Resmî Tarihin Sesi Derin Tarih Dergisi”, hâlâ “Sultan İkinci Abdülhamid Han Dönemi Toprak Kayıpları”nı yazamadı be!!!
Vesselam…
Terme, 26.Haziran.2018
İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı- Yazar ve Öğretmen

Dip Notlar:
(1): Prof. Dr. İsmail KARA, “Demokrasiden ve Seçimlerden Din Hanesine Ne Düşer?”, Derin Tarih Dergisi, sayı: 75, Haziran 2018 s. 52
(2): Prof İsmail KARA, adı geçen yazısı, s.52
(3): Sinan MEYDAN,”FETÖ’NÜN KARA KUTUSU SAİD-İ NURSİ’NİN ATATÜRK DÜŞMANLIĞI”, Sözcü Gazetesi, 09.Ekim.2017


(4): Prof. Dr. Haydar BAŞ, “HOŞGELDİN ATATÜRK”, İcmal Yayıncılık, Kasım 2017, “GİRİŞ” ve “1.BÖLÜM”, sayfalar 23-117 ve “İkinci Bölüm” “MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN MANEVÎ YÖNÜ”, sayfalar 123-153

13 Ocak 2018 Cumartesi

"DERİN TARİH DERGİSİ" ve "MÜSLÜMAN ATATÜRK" Yahut "HOŞGELDİN ATATÜRK"

“DERİN TARİH DERGİSİ”
ve

“MÜSLÜMAN ATATÜRK”

Yahut

“HOŞGELDİN ATATÜRK”



Maateessüf “Derin Tarih Dergisi”, ezcümle “Atatürk Düşmanı Bir Tarih Dergisi” diye ‘al-gı-la-nı-yor…’ Böyle bir “algılamaya”, “Payitaht Abdülhamid” televizyon dizisinde seyrettiğimiz “Çağdaş Parvus”lar, “Siyonist Yahudiler” mi sebep oldu? Bu hususta “hukukî deliller”, maalesef yok!!! Çünkü neticede, 70. sayıya ve  neredeyse 6. seneye kavuşmuş bir “Derin Tarih Dergisi” vakıâsı ile Türkiye’mizdeki bazı kesimleri “rahatsız edici bir Derin Tarih Dergisi” vakıâsı mevcut. Şahsen bendeniz,neşredildiği ilk sayılarından severek ve beğenerek okuduğum bir “Derin Tarih Dergisi...” Üstelik “beynimin zonk  zonk zonklaması”na sebep olan bir “Derin Tarih Dergisi…”

“Derin Tarih Dergisi”nin Ocak 2018 tarihli 70. sayısının “Basında Tarih” isimli   kısmında ,günlük gazetelerden derlenen 6.sayfasında, “Yeni AKİT Gazetesi” muharriri Abdurrahman DİLİPAK’ın  04. Aralık.2017 tarihli, “Haydar BAŞ Hareketi”nin, “İcmal Gençliği’nin Başbuğu” Prof. Dr. Haydar BAŞ’ın çooook ecnebî ajanlarının oyunu bozucu neredeyse bin (1000) sahifeyi bulan “Hoş geldin Atatürk” isimli   eserine mülhemle kaleme alınmış “Müslüman Atatürk” başlıklı köşeyazısı da ‘iktibas’ edilmiş…


“Derin Tarih Dergisi” ve “Müslüman Atatürk”

“Derin Tarih Dergisi” ve “Hoşgeldin Atatürk”

Elbetteki merhum “Şeyh’ül Muharrîrin/ Muharrirlerin Şeyhi” Kabaklı HOCA’mız da, iki ciltlik eseri “Temellerin Duruşması” ile “Atatürk Düşmanı” olmamıştı, “Atatürk Düşmanı” diye damgalanmamıştı”,Atatürk Düşmanı” diye yaftalanmamıştı. “Damgalandı” veya “yaftalandı” ise bendeniz bilemiyorum…
Tıpkı “titrisiz mütefekkir” Taha AKYOL’un, ‘Doğan Kitap’tan neşredilen “Ama Hangi Atatürk” ve “Atatürk’ün  İhtilâl Hukuku”  isimli iki ehemmiyetli eseri  ile neticede,“Atatürk Düşmanı” diye damgalanmadığı ve yaftalanmadığı üzre…
“Anadolu Çocukları”nı “Atatürk Düşmanı” diye damgalamak, “Atatürk Düşmanı” diye yaftalamak, her  rengi ile “emperyal takımlar”ın, “emperyal/ecnebî ajanlar”ın  damgalaması ve yaftalaması olsa gerek…


Merhum “Büyük Hukukçu”muz Samsun-Çarşambalı Ord. Prof. Ali Fuad BAŞGİL bile “Atatürk Düşmanı” olarak damgalanmaktan ve yaftalanmaktan kurtulamamış. Hal bu ki, tahkik ettiğimizde ise ; ‘Cumhuriyet Tarihimizde’,“İlmî bir eserini Atatürk’e ithaf eden ilk ilim adamı” merhum Ord. Prof. Samsun-Çarşambalı Ali Fuad BAŞGİL’dir…
Kaldı ki, “Risale-i Nur Talebeleri”nin “Başucu Kitabı” “Risale-i Nur Külliyatı”da, “Atatürk Düşmanı” dedirtici “bütün risalelerin”, “bütün kitapçıkların”, “ Mahrem Risaleler”in,“Risale-i Nur Külliyatı”ndaki nispeti/oranı yüzde bir(yüz-de bir)dir.

Kaldı ki, “Hoş geldin Atatürk” isimli eserin ekseriyetini bizatihi okumuş olarak diyebilirim ki ve işte buraya dercediyorum ki; “Hem seyyid, hem şerif” olan; merhum Bediüzzaman gibi “Hasaneyn” olan; mübarek  ve nurlu soyunda birden fazla  “Tarikat-i Muhammediye”nin “şubeleri”ne müntesibi olan; “Ehl- Beyt Soylu” olan; “Ehl-i Tasavvuf”, “Ehl-i Tarikat” ehli olan; “Ehl-i Namaz” ehli olan; Kur’ân-ı Kerim’i bile Tecvidli okuyabilen; ilk Kur’an Kursunu, İlk İmam-Hatip Okullarını açan; “Hakk Dini, Hakk Dili” isimli malum ‘tefsir’i ve “Sahih-i Buharî”yi Türk Milletine kazandıran ATATÜRK, nasıl “Deccal” olabilir ki?!

ELHASIL:


Bendeniz, “Derin Tarih Dergisi”nin ‘BasındaTarih’ deki “Müslüman Atatürk” iktisabını çooook önemsiyorum. Öyle ki; ileriki bir “Derin Tarih Dergisi”nin de “Hoş geldin Atatürk” isimli eseri ‘kapak’ yapacağını ümid ediyorum.
Vesselam…
Terme, 13.Ocak.2018
İsmet GÜLTEKİN

metgultekin@hotmail.com