Terme Bilgi Gazetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Terme Bilgi Gazetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2019 Cumartesi

"TERME BİLGİ GAZETESİ", EL Mİ DEĞİŞTİRDİ?

"TERME BİLGİ GAZETESİ", EL Mİ DEĞİŞTİRDİ?



Rahmetli Eyüp ŞENTÜRK 'sahip'liği'ndeki "Terme Bilgi Gazetesi"nde, "Memleket" isimli köşede,"İ.Sazak GÜLTEKİN" ismi ile seneleri aşan süre boyunca, haftalık yazılar yazmış, köşeyazarlığı yapmıştım.


Hattâ "Terme(li) Milletvekilleri","Ergenekon Tartışmaları ve Solcular","Başörtüsü Tartışmaları" başlıklı "yazı dizileri","dizi yazılar" da yazmıştım...


Ne zaman ki "Eyüp ŞENTÜRK" rahmetli oldu ve "M Yetkin KARAMOLLAOĞLU" ile "hükmî şahsiyetli ortaklık" başladı; artık yazılarım yayınlanmaz oldu ve neticede "Terme Bilgi Gazetesi"nden "kovulmuş" oldum...


"TERME BİLGİ GAZETESİ" EL Mİ DEĞİŞTİRDİ?



Son 5-6 haftadır "bakıyor" ve de "görüyor"um ki; "Terme Bilgi Gazetesi"nde "bişeyler" oluyor:


Bir ara "Terme PINARI Dergisi"ni de 'sırtlanmış' olan Edebiyatçı-Yazar Ahmet SEZGİN'in "köşeyazılaŕı", daha "Terme Bilgi Gazetesi"nde, "kağıda basılı" olarak yayınlanmıyor...


Fakat "Terme Bilgi Gazetesi Web Sitesi"nde ise "köşeyazıları" "görülmeye" devam ediyor...


Niçin Edebiyatçı-Yazar ve Şair Ahmet SEZGİN'in "köşeyazıları", daha "Terme Bilgi Gazetesi"nde yayınlanmıyor?


Doğrusu "bi-le-mi-yo-rum..."


"DUL KARI" "TERME BİLGİ GAZETESİ"NDEN AYRILDI MI?


Rahmetli Eyüp ŞENTÜRK ile de "evli" olan "Dilek ŞENTÜRK"; sonradan aldığı 'soyisim' ile de yazacak olursak;"Dilek KARAPIÇAK"; artık "Terme Bilgi Gazetesi Künyesi"nde ismi yer almıyor.


"Dul Karı" "Dilek KARAPIÇAK","Terme Bilgi Gazetesi"nden ayrıldı mı?


Doğrusu "künye"ye "bakıp" "gördügümüz"de,"ayrıldığını" söyleyebiliyoruz...


Fakat "sebep" veya "sebepleri"ni "bi-le-mi-yo-ruz..."


Çünkü "Terme Bilgi Gazetesi"nin "Yeni Sahibi" olarak "Künye"de 'gözüken' "Yaşar AKÇAY" tarafından "kamuoyuna" bir "açıklama" yapılmış değil...


YA "M.YETKİN KARAMOLLAOĞLU" DA "AYRILIRSA,"


Yine son haftalarda "Terme Bilgi Gazetesi"nin "tüzel kişilikli/hükmî şahsiyetli" 'ortağı" "M.Yetkin KARAMOLLAOĞLU"nun "rahatsızlığı"ndan dolayı "yazıları yayınlanamıyor' 'duyuruları' yapılıyor..


Ya "M.Yetkin KARAMOLLAOĞLU" da "ölüm" ile "Terme Bilgi Gazetesi"nden "ayrılır"sa;"Terme Bilgi Gazetesi" 'kapanır' mı yoksa 'yayınına devam mı eder?"; merak ediliyor...


Terme, 29 Eylül 2019
                              

İsmet. GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com

Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

8 Nisan 2017 Cumartesi

AMAZONCULAR, AMAZONLARI DA TÜRKLEŞTİRİYORLAR!!!

AMAZONCULAR,
AMAZONLARI DA TÜRKLEŞTİRİYORLAR!!!

Amazonseverler, Amazonperverler, kabaca Amazoncular, Amazonları da “Türkleştiriyorlar…” “Efsaneden Gerçeğe”(1) başlıklı Abdulkadir BAŞ imzalı ‘karman-çorman bir yazı’da;’ Küresel zihniyetli, kozmopolit  zihniyetli bir yazı’da ; “Amazonlar Türkleştirilerek”; “Amazonların İskit Türk’ü” olduğu iddiaları dillendirildi. Hattâ öyle ki,  bu iddialar, Türkiye’mizin ve Samsun’umuzun da ‘Milliyetçi’ bildiği bazı şahsiyetlerin eser ve yazıları “haşiye/dipnot” gösterilerek yapıldı.
Âdeta bahse mevzuu  “Amazonlar Tarihi”nin, bazı İngiliz İntelijeansa/İngiliz Ajanlarınca meydana getirilen “Uyduruk bir tarih” olduğunu hiç mi hiç hatırlamayan “Efsaneden Gerçeğe” başlıklı yazının sahibi; TELLİOĞLU’nun “Biz Anadolu’ya 1071’den önce de gelmiştik” ‘tezi’ çercevesinde, “Samsun’da Türk Yerleşim Tarihi” isimli eserinde ortaya koyduğu “İskit Türkleri” gerçeği ile Amazonları “zorakî bir evliliğe, zorakî bir akrabalığa” sevketmekten öte; “Amazon Efsanesi”(2) eseri de ‘haşiye/dipnot’ göstererek, tamamiyle “Amazonları Türkleştirdi.”
Âdeta, “Bakınız Amazonlar da İskit Türklerinden…Niye gocunuyorsunuz ki?”, demeye getirircesine!!!
Hele de , ‘Terme BİLGİ PINARI’ dergisindeki yazısında, BAŞ’ın; Arslan BULUT’un “Meydan Okuyan Kadın”(3) başlıklı makalesini ‘haşiye/dipnot’ olarak zikretmesi ise hem “tebessümlere” sebep olurken; hem de “Meğerse bu BULUT da Amazoncu imiş!” dedirtti. BULUT, ilgili köşe yazısında, günümüzde “MHP Muhalifleri Hareketi’nin Liderliğini Yapan” Meral AKŞENER’in Samsun’a gelişini ve çalışmalarını dillendirirken de; yine âdeta “Meral AKŞENER’i, günümüzün Amazon Savaşcısına” benzetiyordu…

TERME’MİZİN “BOZUK SAAT”Lİ SAAT KULESİ

Termemize yapıldığı andan itibaren neredeyse “Bozuk Saat”li “Saat Kulesi” yerine ise günümüzdeki Amazonseverler, Amazonperverler, kabaca Amazoncular tarafından ise “Amazon Heykeli” isteniliyor. Termemizin müesseseleşmiş mahallî/yerel gazetenin ‘manşeti’nden: “Termeliler Saat Kulesi Yerine Amazon Heykeli İstiyor”(4) Hattâ öyle ki; herhalde ‘Amazonları Türkleştirmek’ bâbından olacak ki; istenilen ‘Amazon Heykeli’; “ at sırtında  ok atan Amazon kadını ve hemen yanında da yaşlı bir nine ve kolunda içi çeltik ve fındık dolu bir sepet” de olacakmış!!!
“Yaşlı bir nine ve kolunda içi çeltik ve fındık dolu bir sepet” ‘figürü’ ile “Amazonları yerlileştirmek, millîleştirmek, Türkleştirmek…”

NETİCE:

Doğrusu şahsen, “Amazonların da Türkleştirileceği” hiç aklıma gelmezdi.
Elbette ki, “uyduruk”, elbette ki “kurgu dolu”, elbette ki “zorakî tarih” meydana getirme gayretleri…
Maalesef, Türkiye’miz  ve Samsun’umuz “efkâr-ı umumiyesi/fikirler,düşünceler camiâsı”, muhtelif sebeplerden; “Amazonlar Mes’elesi”nde iki ayrı safha ayrışmış bulunmaktadır…
İskit-Hun-Göktürk-Selçuklu-Osmanlı-Cumhuriyet “tarihî çizgimiz”e meftûn olanların; gayr-ı millî ve hattâ gayr-ı islamî  “figürleri” “diriltme gayret”lerine “eyvallah” demesi muhal ender muhaldir…
Kaldı ki, “Terme”miz, bütün “zorlamalara rağmen”, asla ve kat’a “Amazonlar Diyarı” de-ğil-dir…
Vesselam…
08.04.2017,Cumartesi
İsmet GÜLTEKİN

Dip Notlar:
1) Abdulkadir BAŞ, “Efsaneden Gerçeğe Terme”, (Terme) Bilgi PINARI Dergisi, Yıl..3 Sayı.. 11 Mart 2017, s.34-35-36
2) Eren SARI, “Amazon Efsanesi”,
3) Arslan BULUT, “Meydan Okuyan Kadın”, Yeniçağ Gazetesi, 20.03.2016

4) “Termeliler Saat Kulesi Yerine Amazon Heykeli İstiyor”, Terme BİLGİ Gazetesi, Yıl.:14 Sayı.:740 05 nisan 2017, s.1 ve 2

16 Şubat 2014 Pazar

BU BİR "SELAMİ ALTINOK HİKÂYESİ"DİR(BİR 'TERME ÇOCUĞU'NDAN BÜTÜN 'TERMELİLERE' İTHAF EDİYORUM)

BU BİR “SELAMİ ALTINOK HİKÂYESİ”DİR…

(Bir “Terme’nin Çocuğu”ndan Bütün “Termelilere İthaf” Ediyorum)


Evet, ben bir “Terme’nin Çocuğum…”, “Termeliyim…” Rahmetli Pederim, nam-ı diğer “Emmioğlu”, nam-ı diğer “Karpuzcu Mehmet” ve hatta “birileri”nin de dillendirdiği üzre nam-ı diğer “Dönme Mehmet”in “en ufak oğlu”yum…”Terme Ağaları” içinde rahmetli Pederim eğer  dönemin “300 lira”sını vermiş olsaydı, ben de “maddî cihet”ten bir “Terme Ağa Çocuğu” da olacaktım..Allah(c.c.) rahmetli Pederimden razı olsun…İyi ki de “güvenemeyip” vermemiş..Günümüz “Terme Ağaları’nın Çocukları”, adeta tabiri caizse günümüz “Başbakan ve Bakan Çocukları” gibi “çok şatafatlı” olsalar da, bence, Allah(c.c.) indinde ne “değerleri” var ki?!
Öyle “Ağa Babalarının Tarassutu ile “ taşra”larda, “Terme’de koltuk kapıp”, bir ömrü “kumbur faresi hayat” gibi tamamlamaksa, yuh olsun “öyle bir ömre”, yuh olsun öyle  ot gibi yaşamaya…”
“Memleketim Terme” ile ilgili “beklemede olan yazılarım” var: Bunlardan biri de, neredeyse 12 yıldan beri, hadi diyelim “Seçimleri Kazanan İdarî Fırka’dır Çocuk!” dedirten; “Seçimleri Kazanan Yönetim Partisidir Çocuk!” dedirten; “Seçimleri Kazanan Oligarşik Bürokrasi’dir Çocuk!” dedirten bir şekilde, “Terme İdarî Fırkası”nın; “Terme Yönetim Partisi”nin; “Terme Oligarşik Bürokrasi”nin “Sesi” olan “Terme BİLGİ Gazetesi”nin bile hâlâ yazamadığı bir mevzû:”Terme’nin Çocuğu” da olan “Ülkücü” , “Mehmet ARSLANTUĞ’un rahmetli şehid Ali Adnan MENDERES’in “hazin hikâyesi”ni “ATV” ekranlarında haftalarca “canlandırdığı” “Ben Seni Çok Sevmiştim” ‘dizi filmi’ üzerine düşüncelerim…

17 ARALIK VETİRESİ ve TERME SABIK KAYMAKAMI ALTINOK

Önceliğimi “Terme Eski Kaymakamı Selami ALTINOK’un hikâyesi”ne veriyorum. Öyle, “17 Aralık 2013 Süreçleri”nde, “Aaaaa, bizim eski kaymakamımız, Terme Eski Kaymakamımız İstanbul Emniyet Müdürü olmuş, ne güzel” demeye getiren, “Terme BİLGİ Gazetesi” mentalisince ve elbette “Terme İdarî Fırkası”nca, “Terme Yönetim Partisi”nce ve hülasa “Terme Oligarşik Bürokrasi”nce “mes’eleyi” dillerdirmeyeceğim.. Kaldı ki, “Selami ALTINOK”u yakın “fikr-i takibe” alan bir “Terme Çocuğu” olarak; Allah(c.c.) şahid ki, “Aha,” demiştim; “Yolsuzlukların kapağı oldu”, “Foseptik Çukurunun Kapağı oldu” demiş ve böyle düşünmüştüm..
Bu “karne tatili”nde “Terme”de idim..Elbette “ötekileştirilmiş”, “unutturulmuş bir Terme Çocuğu” olarak; sözde “Terme’nin kanaat önderleri”, eskiden olduğu üzre bir “Alo” bile diyemiyorlar…Çünkü, tabiri caizse cem’i cümlesi, “Fransız Sosyalist Jargonu”nca “Bu ‘Düzen’in Uşağı” olmuşlardı…Benim gibi birine “yakın durup”, niye “kariyerlerini çizsinler” ki? Niye “kariyerleri çizilip”, 12 yıldan beri kazandıkları “itibarları lekelensin” idi ki?!
Üç dönem “Terme Yalı Mahallesi Muhtarlığı” da yapmış olan-ki Yalı Mahallesi hem mini bir ‘Türkiye Laboratuarı”, hem de Terme’mizin “anahtar mahallesi”..12 Yılda ise “keypıtıl’ın kalesi”ne dönüştürülmüş tabii-30 Mart 2014 yerel seçimlerinde yeniden “aday” olan “Muhtar Ağbi” me , “Selami ALTINOK Hikâyesi” hakkında bir-iki cümle ettiğimde; tipik “İdarî-Yönetim-Oligarşik Bürokrasi Refleksi” göstermişti…Hani, son yıllarda, Türkiye’mizde “Muharrirlikten, yazarlıktan en çok parayı kazanan”, “Sivas’ın Çocuğu” “Yavuz Bülent BAKİLER”in; “Dersim’deki Katliama” bakışı gibi; “Devlettir, ne yapsa yeridir…” dercesine…
                            “AMAZONCU SELAMİ”
Bu yazıyı yazarken, kendimi çok zor tutuyorum, frenliyorum..Allah(c.c.) şahid ki, “Terme Kaymakamlığı” döneminde “Kaymakamlıkca hazırlanan “Amazonlar Diyarı Terme”(*) kitabında, benim, demeyeyim ve yazmayayım amma literatüre de geçen şekli ile bir “Termeli Yazar” olarak “payım” olduğu gibi; o kadar “yazılı” ve “şifahen” ‘karşı” çıktığım hâlde, “itiraz” ettiğim hâlde;”Şu güzel kitabın adını ne olur “Amazonlar Diyarı” şeklinde yazmayın; başka bir şekilde yazın” dedim amma günümüzde “Terme Yönetimi”minin irili-ufaklı “koltuklarına konuşlanmış” olan güya “en yakın arkadaşlarım” bile tipik “İdarî-Yönetim-Oligarşik Bürokrasi”nin “mümessili” olan “Terme (Eski) Kaymakamı Selami ALTINOK”tan “taraf” oldular, beni, hiiiiiiç kaaaale bile almadılar….
Bir ikincisi, ismini zikrettiğim kitabın hazırlık çalışmalarına, toplantılarına ise  “bizzat katılmam,sonuçta katılamamam”,başta “Selami ALTINOK”u olmak üzere o kadar “korku”lar oluşturdu ki?!…Sebep, “Terme Birlik MEFKÛRE” isimli “yerel gazete”m de aşikârca ortaya koyduğum “Milliyetçi-Ülkücü-Alperen Zihniyet”im ile elbette “Mürteci” oluşum idi…”Nizâm-ı Âlem’ci” deyip de, “öyle korkuyorlar”dı ki!!! Sanki bahse mevzû kitabın hazırlık çalışmalarına, toplantılarına “bizzat” katılmış olsaydım; adetâ “resmî kamusal alan binası”, “lök” diye üzerlerine çökecekti…
Halbu ki, şimdilerde olduğu üzre, o zamanlarda da “Öğretmen” idim…

Evet, zaman zaman , diyeyim “sürgün hayatı”mın “tatil günleri”nde, “memleketim Terme”ye gittiğimde, “eğitimci arkadaşlarla” ‘sohbet” ettiğimde, “Selami ALTINOK”un da “Aksaray Valisi” olduğunu, “ziyaret”ine de gittiklerini anlatmışlardı..Gerçi, “Terme Kaymakamlığı”ndan sonra ki safhalarını “internet”ten de “fikr-i takip” yapıyordum..Çünkü, “Terme Kaymakamlar Tarihi”nde, “çekinmeden”, “Terme’deki MHP’li kardaşlarım ile” de “sohbet” edebilecek kadar bir “yakîn”liği de vardı..Çünkü, “Terme’ye gelen Kaymakamlar”, ya “bir evlilik daha” yapıp gidiyorlardı, ya da “KONAK”ca “ölüyorlardı…Öyle “Terme’de Ülkücü Hareket’i” ‘besleyecek”  neredeyse bir tek “sermaye sahibi”nin bile olmadığı bir “diyar”da, içinde bulunduğu “konum” ile “Terme’deki Milliyetçi-Ülkücülere yakînlik kurabilmek” de, “her kaymakamın harcı değil”di..Bu tarafını çok takdir etmiştim..
Ancak, bilmem kaç yıl, bilmem ne “görevi” ve sonrasında neredeyse üç ayı bulan bir sürede “Aksaray Valiliği” yaparken; birden, hem de “çok şaşalı” bir şekilde, “Başbakan’ın Uçağı” ile alınıp “İstanbul Emniyet Müdürlüğü”ne “getirilişi” ve “böyle bir görevi”, hem de “çoooook piiiiiiis kokular”ın geldiği, meşhur tabiri ile günümüzde pek dillendirilmese de, “Kızın burnu pis kokulara alıştı”, dercesine, “kabul” edişini, bir “Selami ALTINOK”a baştan beri hiç mi hiç yakıştıramamış; “ hakikati konuşmanın” ve hattâ “içinden geçirme”nin bile “kahramanlık” sayıldığı “böyle bir dönemde”; “Yolsuzlukların kapağı oldu….Foseptik çukurunun kapağı oldu…Amazoncu Selami…” demiştim…

                                         VESSELÂM

“Türkçe’mizi bile doğru-dürüst konuşamayan” bir “Samsun Eski Valisi”nin “İstanbul Valisi” yapılışı ve bilahare de “Sözde Çözüm Sürecinin İçişleri Bakanı” yapılışı ve ve “hakikat”te “kızın burnunun direğinin çatladığı” “pis kokulara” batışı; bir “Terme Eski Kaymakamı Selami ALTINOK”da görülmeyişi, “Erzurumluların çılkı çıktı” sözünü “birazcık” ‘tekzip’ ediyor gibi…
Maateessüf ,yıllar önce “Erzurum’da bir bebeğin cami avlusuna bırakılışı ile Erzurumluların da çılkı çıkmıştı aslında…”
16.Şubat. 2014
İsmet GÜLTEKİN


(*): “Amazonlar Diyarı Terme”,Terme Kaymakamlığı-2004,www.terme.gov.tr/default BO.aspx?content=226