TERME ŞEHRİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TERME ŞEHRİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2019 Perşembe

"TERME BELEDİ"NDEKİ MESCİD/CAMİÎ İSİMLERİ DEĞİŞTİRİLMELİDİR...

"TERME BELEDİ"NDEKİ MESCİD/CAMİÎ İSİMLERİ DEĞİŞTİRİLMELİDİR...


"ŞEHR-İ TERME"mizde ki,"TERME BELEDİ"mizde ki Mescid/Camiî isimleri, bir an evvel değiştirilmelidir.
"Terme Şehir Mahalleleri"ndeki, bilhassa 'şehrin göbeği'ndeki mescid/camiî isimleri, Millî-İslâmî kültür kodlarımıza aykırı isimlerle dolu.
"Merkez Camiî", âdeta "Country Camiî" gibi çağrışımlar yapmaktadır.
Elbette ki hâlâ "Merkez"den yönetilen;" Merkezî Sistem"le yönetilen;"Merkeziyetçi" bir anlayışla yönetilen bir ülkeyiz.
Fakat bu "Merkez"isminin ibadethanelerimize de, mescidlerimize de, camiîlerimize de isim olarak verilmiş olması, Millî-İslâmî kültür kodlarımızı, asla ve kat'a hatırlatmamaktadır...
Hele de "Terme Beledi"mizin "göbeği"ndeki "Ahşap/Tahta Mescidimiz"e de,"Ahşap/Tahta Camiî"mize de "Merkez/Country(İngilizcesi)" ismi verilmiş olması, "müslümancı" değil;"müslümanca" tefekkür edersek; âdeta buyurun burdan yakın dedirtiyor...
Yine hele de "Mahalle" isimlerinin de mescidlerimize, camiîlerimize isim olarak da verilmiş olması, âdeta bu hamur çok su götürür dedirtiyor..
Velâkin "Eski Garaj Camiî"mize-her ne kadar Türk Mimarî Tarzı'ndan Arap Mimarî Tarzı'na dönüştürülmüş olsa da-"Terme Hz.Hamza Camiî" ismi verilmiş olması, mezkûr mes'ele adına muvaffakiyettir.

NE YAPILMALI?

Öncelikli olarak "Terme Beledi"mizin tarihini, kültürünü,"etno-figür"lerini "diriltici","ihya edici" isimler verilmelidir.
Madem ki;" Terme Toprağı, Horasan Alperenleri Toprağı"dır; o hâlde, meselâ "restorasyonu devam eden" Terme Merkez/Pazar Camiî"ne,"şehrin göbeği"ndeki "Ahşap/Tahta Camiî"mize;"Horasan Alperenleri Camiî" ism-i şerif'ini verebiliriz...
Meselâ; "Şehid Kumandan Kubatoğlu Cüneyd Bey Camiî" ism-i şerif'ini de,"Terme Şehir Göbeği"ndeki,"şehir içi mahalle"deki bir camiîmize verebiliriz.
Meselâ;" çoook büyük düşünmek" ve "düşündüğümüzü de uygulamak"; âdeta "Türkiye'miz Vatan Sathı"nda bir "ilk" yaparak; her türlü "yobaz"lığı zirü zeber etmek, yerle bir etmek ve bütün "emperyal oyunları" da "bozmak" istiyorsak; "şehir içi mahalle isimli bir camiî"mize, meselâ, geçenlerde "Termeli Hayırseverler"in maddî destekleri ile içi-dışı pırıl pırıl hâle getirilmiş ve "Terme Beledi'mizin sünnet-i seniyyeye en uygun camiî"si de olan,"Saray Caddesi"ndeki camiîmize de,"GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK CAMİÎ" ismini de verebiliriz...
Meselâ; "şehir içi mahalle isimli" bir Camiî mize de,aslında "Termeli Kahramanlarımız"ın başında gelen "Hacı Kuzu Fevzi DEMİRTÜRK Camiî" ismi de verilebilir...
ELHASIL:

"Terme Beledi"mizde ki Mescidlerimizin/Camiî lerimizin "isimleri mes'elesi",öncelikli olarak;"Horasan Alperenleri" ism-i şerif'i ile "Termeli Şehidler"mizin ism-i şerif'i ile de çözüme kavuşturabilir.


Terme,3 Ekim 2019      
İsmet GÜLTEKİN
metgultekin@hotmail.com
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

28 Ağustos 2019 Çarşamba

TERME ŞEHRİ, TARİHİNİN EN BÜYÜK SEL FELÂKETİNİ YAŞADI...

TERME ŞEHRİ, TARİHİNİN EN BÜYÜK SEL FELÂKETİNİ YAŞADI…


“Terme Şehri”, “Terme Beledi”, tarihinin en büyük sel felâketini yaşadı.

“Kayıtlara geçen ilk sel felâketi, 1938 sel felâketi…”

1938’lerde 2019’lara ‘kayıtlara geçmiş veya geçememiş” şekli ile, “Terme Şehri”nde, “Terme Beledi”nde, neredeyse hemen hemen her sene “sel felâketi”, “su taşkınları” vakıaları yaşanmış…

Bugün, Salıpazarı’nın da dahil olduğu “idarî yapı”daki 1938 sel felâketinde, “9 vatandaşımız sel sularına kapılarak”, ‘şehîd’ olmuşlar…

21 Temmuz 1966’daki ‘sel felâketi”nde ise “1 vatandaşımız sel sularına kapılarak” ‘şehîd’ olmuş…

Hattâ “ Doğru Yol Partili Kocaman Belde Belediye Başkanı Sezai NEVİK” de, “sel sularına kapılarak”  vefât etmiş olan “Şehîd Belediye Başkanı”mız…

23 HAZİRAN 2019 ve 23-24 AĞUSTOS 2019

Mübalağa yapmadan tekrar edelim; “Terme Şehri”nde, “Terme Beledi”nde, 1930’lardan bu yana, neredeyse, hemen hemen her sene “sel felâketleri”, “su taşkınlıkları” yaşanmış…

Velâkin bu sene “Terme Şehri”miz, “Terme Beledi”miz, iki defa “sel felâketi”, “su taşkınlığı” yaşadı.

23 Haziran 2019….

Aman Yarabbî!

Tamamiyle “bomba gibi patlayan””rad sesleri” ile “gök gürültüsü” sesleri ile geçirilen ‘kâbuslu bir gece’nin ardından yaşanılan “ sel felâketi”, “su taşkını…”

Amma velâkin, hemen hemen iki ay sonra, 23-24 Ağustos 2019’daki, “Terme Tarihinin En Büyük Sel Felâketi”nde ise, öyle kulaklarımızda “bomba gibi patlayan rad sesleri, gök gürültüsü sesleri” yaşanmadı…

ÇARŞAMBA ve BAFRA’DA NİYE “SEL FELÂKETİ” YAŞANMIYOR?


“Terme, tarihinin en büyük sel felâketi” olan 23-24 Ağustos 2019 tarihli “sel felâketi” ve “su taşkını” sonrası da, hem  bazı “Samsun Milletvekilleri”, hem “Ziraat Odaları” ilgili ve yetkilileri, hem “TBMMOB” gibi “mimarlık-mühendislik” kuruluşları, hem bazı “Siyasî Partilerin İlçe Başkanları” ve “Samsun Mahallî/Yerel Basını”, “köşeyazarları” da dahil, “çok hassasiyetlilikleri”ni,, “çok duyarlılıkları”nı, tıpkı 23 haziran 2019’daki “sel felâketi”, “su taşkını” sonrası da  idame ettirdiler…

Öyle ki, “siyasîler” bile birer “ilim adamları” gibi “Parti Devleti”nin, ‘pardon’ “Devletimizin” ,”Hükûmetimizin” ilgililerine ve yetkililerine âdeta “yol gösterdiler”, “ilmî kıvam”daki “sel felâketi raporları” sundular, “kamuoyu” ile de paylaştılar…

Âdeta “Türk Milleti’ne Yapılan İhaneti” çağrıştırırcasına, “Samsun Mahallî/Yerel Basını”, “Manşet”lerine, “DSİ Tarımı Bitirdi”yi de çektiler…

2017’lerde neşredilen “Terme Araştırmaları” isimli kitabın  “Terme İlçesi Sel ve Taşkınları”(*) isimli “ilmî”, “coğrafî bakış açılı” araştırmada bile; “söz konusu tedbirler bir türlü hayata geçirilememiş…’Taşkınların yol açtığı zararların maliyeti, baraj yapımı masraflarının üzerine çıkmıştır…” “tesbitler”i de  yapılmış…

İşte, “Çarşamba ve Bafra’da artık niye ‘sel felâketi’ ve ‘su taşkını’ yaşanmıyor?” suâlinin cevabı da, bazı “edebiyatçı köşeyazarları”nın da yazdığı üzre(1); “yapılması gerekli olan barajların yapılıp, bitirilmesi sebebi” ile daha ‘sel felâketleri’ ve ‘su taşkınları’ olmuyor…

“Hasan Uğurlu Barajı”, “Suat Uğurlu Barajı…”

Sonunda bu barajları yapanlar “şehid” edilseler de, artık Çarşamba ve Bafra’da “sel felâketi” ve “su taşkınları” yaşanmıyor…

Maateessüf, neredeyse 20 senedir de “Salıpazarı Barajı” bir türlü yapılamıyor, hattâ “Salıpazarı Barajı Yapımı İptal Edildi” de deniliyor…

“TERME ÇAYI” ÜZERİNDE 30-40 TONLUK GEMİLER


“Bir zamanlar, Terme Çayı üzerinde 30-40 tonluk gemiler de çalışırmış…”(2)

“Terme Tarihinin En Büyük Sel Felâketi”nde, “kaçak köprüler” diye de târif edilen “Terme Köprüler Kralı”nca yapılan 3(üç) köprü de -1’i tamamiyle olmasa da- “sel suları”na gitti…

Hattâ öyle ki, “Bakınız Millî Şef İktidarı Dönemi yapılan tarihî köprü niye yıkılmıyor, yıkılmadı?” diyenler bile, sonraki gün; bahsettikleri “köprüde de çatlaklar “ görüldüğünü yazma mecburiyetinde kaldılar…

Halbu ki, zamanında “Almanlarca Yaptırılan Kemerli Köprüler”, hâlâ yıkılmadı!!!

“Terme Şehri”, “Terme Beledi”, “çamur renkli sel suları” ile âdeta “mavi sularla”, “Karadeniz” ile birleşti…

23-24 Ağustos 2019 “Sel Felâketi”nde, “Su Taşkını”nda, “iyi emsaller emsal teşkil eder” dercesine, “Hollanda”nın, “rakım seviyesi sıfır hattâ sıfırın altında olduğu hâlde , “suları dizginlediği”, “beşerî olarak sulara nasıl hükmettiği” misâli de hatırlatıldı…(3)

Yine bir “Tek Parti İktidarı”  olan “Demokrat Parti İktidarı Dönemi”nde, “Terme Şehri”nde, “Terme Beledi”nde “bataklık kurutma çalışmaları” yapıldığı ve yeni “tarım alanı arazileri açıldığı” ise biliniyor…(4)

ELHASIL:

Türkiye genelinde, bu sene,  metrekareye en yüksek yağış “Terme Şehri”ne, “Terme beledi” ne oldu: Kimilerince metrekareye 140 kilo, kimilerince metrekareye 201 kilo,kimilerince ise metrekareye 240 kilo…

Hemen hemen aynı zaman dilimlerinde, Ordu vilâyeti ve ilçelerinde de “sel felâketi”, “su taşkınlıkları” yaşandı…

“İstanbul Sel Felâketi”nde ise “İstanbul Fatih Semtine”, metrekareye sadece 114 kilo yağış oldu…

Şöyle 2019’dan geriye doğru saysak; mevcut “Parti Devleti”nde de, “Tek Başına İktidar Dönemi”nde de, bu sene iki defa olmak üzre hemen hemen her sene “Terme Şehri”nde, “Terme Beledi”nde “sel felâketleri”, “su taşkınlıları” yaşandı…

Benim rahmetli pederimin evi bile “ilk defa sular altında” kaldı ve “ablam, âdeta ölümden döndü…”

Artık “Terme’mizin Karanlık Yüzü” olan, hattâ “Samsun’umuzun Karanlık Yüzü” olan “Amazonculuğu”ndan mıdır, “Masonluğundan mıdır”, “Paralel Nurculuğu/FETÖ/PDY’ciliğinden midir”, “Kripto Ermeniciliği, Kripto Yahudiliği, Kripto Pakraduniliği”nden midir” yoksa sahiden “Kahverenkli Ampüllü Sembolü” ile “İllüminita Örgütü”nden midir, “Hükûmet-Devlet”in, “Seçilmiş-Atanmış Kadroları”, “Türk Milleti”nin Feryâdlarını umursamamaktadır…

“Terme Şehri”nin, “Terme Beledi”nde yaşayanların feryâdlarını umursamamaktadır…

Maateessüf…

Terme, 28 Ağustos 2019

İsmet GÜLTEKİN
Araştırmacı-Yazar ve Eğitimci

Dip Notlar:

(*): Halil İbrahim ZEYBEK, Ali UZUN, Cevdet YILMAZ, Muhammed BAHADIR,İlker Kutlu HATİPOĞLU,Hasan  DİNÇER,”Terme İlçesi Sel ve Taşkınları”, “Terme Araştırmaları” Kitabı, Editör: Prof.Dr. Cevdet YILMAZ, Serander Yayınları, Trabzon 2017, s.235-266
(1): Selim EROĞLU,”Artık Yağmur Felâket Olmamalı”,”4.Cemre” Sütunu,Terme Bilgi Gazetesi, 28 Ağustos 2019, s. 4
(2): “Terme Araştırmaları” Kitabı, Editör: Prof.Dr. Cevdet YILMAZ, adı geçen eser, Prof. Dr. Fahri SAKAL,”Tek Parti Döneminde Terme”, s.39
(3): Selim EROĞLU, adı geçen yazısı…

(4): “Terme Araştırmaları”, adı geçen eser, Prof. Dr.Fahri SAKAL, adı geçen araştırma, s.41

26 Mayıs 2019 Pazar

AHŞAP-TAHTA CAMİLER "BELED"İ: TERME ŞEHRİ

"AHŞAP/TAHTA CAMİLER" 'BELED'İ:
TERME ŞEHRİ

1-TERME PAZAR CAMİİ-TERME MERKEZ AHŞAP/TAHTA CAMİİ
“TARİHİN İZLERİ-PAZAR CAMİİ BELGESELİ”NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ(*)
“Millî Eğitim Bakanlığı”mıza ait “Eğitim Bilişim Ağı”(EBA)’nca tertiplenen “EBA Belgesel 1. Sosyal Bilimler Yarışması”nda, “Jüri Özel Ödülü’ne,üçüncü sırada layık görülen “Belgesel’; Çarşamba Ali Fuad BAŞGİL Anadolu Lisesi’nden Mehmet Alp GÜVEN’in çalışmasına verildi.
On dakika süren ve ‘EBA’da rahatlıkla izlenen “Tarihin İzleri-Terme Pazar Camii Belgeseli”ni, bugün, birden fazla izledim. “Fon Müziği” diyebileceğimiz musikînin güzelliği yanında, on dakikalık ‘belgesel’ de olsa, çekimdeki güzellik ile “tarihe tanıklık eden”, ‘yaşayan ayaklı tarihçiler(!?)” de diyebileceğimiz ‘eski-tecrübeli-olgunlaşmış’ “İmam-Hatipliler” ile yapılan ‘röportajlar’da dile getirilen fikirler, görüşler yanında, neredeyse ilk defa gördüğümüz fotoğraflar ile neredeyse ilk defa işittiğimiz malumatlar, ‘heyecanlanmamıza’ da sebebiyet verdi..

AMERİKALI PROFESÖR: “BİN YIL DA GEÇSE …”

‘Eski İmam-Hatipli” Abdurrahman BEDER ile yapılan ‘röportaj’da, ‘Terme Pazar Camii’ni araştıran Amerikalı bir Profesör’ün dedikleri: “ -Bu camiinin, Terme Pazar Camiinin dayandığı istinat noktalarındaki ağaçlar, temelini ayakta tutan ağaçlar, bu topraklarda yatanların üzerinden bin sene bile geçse çürümezler, o kadar muhkem ağaçlara dayalı…”Böyle bir ‘yeni bilgi’yi ‘ilk defa’ işitiyordum ve mezkur ‘Belgesel’i bir yandan izlerken, alelacele şu ‘notları’ da yazıyordum:” Şu Terme’mizi, ‘İngiliz İntellijansı gelip didik didik etmiş; Amerikalı Profesör gelmiş, didik didik etmiş; kimbilir, Alman’ı, Fransız’ı, Rus’u ve Yunan’ı nasıl didik didik etmişler ki?!!”
Düşünebiliyor musunuz, ‘Eski İmam-Hatipli” Abdurrahman BEDER zikrediyor ki; “Amerikalı Profesör”ü de hatırlatarak; ‘Terme Pazar Camii o kadar muhkem mesnetlere, muhkem temellere dayalı ki, mevcut ağaçların hayatiyeti ‘bin sene de geçse çürümezler’, yaşarlar…”
1800’LÜ SENELERE AİT ‘TERME PAZAR CAMİİ’ FOTOĞRAFI

“Millî Eğitim Bakanlığı”mıza ait ‘Eğitim Bilişim Ağı’(EBA)’nca tertiplenen “EBA Belgesel 1. Sosyal Bilimler Yarışması Jüri Özel Ödülü Üçüncüsü” seçilen ‘Çarşamba Ali Fuat BAŞGİL Anadolu Lisesi’nin Mehmet Alp GÜVEN yönetimindeki, “Tarihin İzleri- Terme Pazar Camii Belgeseli”n de yine yeni bir malumat, yeni bir bilgi olarak; ilk defa, “Terme Pazar Camii”nin 1800’lü senelere ait ‘fotoğrafı’ oldu. Hem de ‘Terme Pazar Camii’mizin “taştan yapılmış, tek şerefeli minaresinin, ırmak sırtı tarafında olduğu, günümüzdeki yerinde olmadığı” ‘fotoğraf…’ Siz biliyor muydunuz yahut hiç düşünmüş müydünüz ki, “Terme Pazar Camii”nin minaresi, tek şerefeli, taştan yapılmış ve camiinin ırmak kenarına yakın tarafında olduğunu…”

“ESKİ İMAM-HATİPLİ” ABDURRAHMAN BERDE ve ‘BELGESEL’ YAPIMCILARININ YANILDIĞI HUSUS

“Tarihin İzleri- Terme Pazar Camii” isimli on dakikalık ‘Belgesel’de, “Eski İmam-Hatipli” Abdurrahman BERDE, mezkur ‘Belgesel’de yayınlanan ‘Fon Müziği’ ve İstanbul’un Fethi’nin 563. seney-i devriyesini idrak ettiğimiz şu günlerde, dedikleri ve yayınlanan ‘Sultan Fatih ve Sultan Fatih’in Trabzon Fethine giderken ki askerlerinin fotoğrafı(!?) ile, çok inandırıcı ve adetâ ‘kesin’ derecede söylediklerinde ‘yanılmış’ olabileceğini ‘tarihî hakikat’ olarak ifade etmeliyiz..”Terme Pazar Camii bitişiğinde meftun olan zât, Sultan Fatih’in elçisidir. Sultan Fatih, mübarek ordusu ile Trabzon seferine giderken, Sultan Fatih’in elçisi vefat eder ve vefat ettiği yere defnedilmesini, kuşağındaki paralarla da kendisine bir camii yapılmasını vasiyet eder..Sultan Fatih de elçisinin bu vasiyetini yerine getirir…” Yani, “Terme Pazar Camii bitişiğinde meftun olan zât, ‘Sultan Fatih’in Elçisidir…’ demekte…
Mezkur ‘Belgesel’in ‘yönetmeni’ de ‘Terme Pazar Camii Bitişiğinde kimin meftun olduğuna dair bir belge olmadığını’ da zikretmekte…
Hal bu ki; “Cennet Âsa/Cennet Gibi” ‘Terme’miz üzerine ‘ilk defa’ yazılı eser, kitabî eser ortaya koyan, benim de ‘Lise Yıllarım’da da adeta ‘rol model’ aldığım ‘Tarih Öğretmenim’, Yard. Doç. Dr. Nuri YAZICI- o yıllarda titri yoktu-‘nın ‘Terme Tarihi’ isimli eserinde olsun; bendeniz fakirin 

, birkaç ‘Nizam-ı Âlem Ülküsü’ne gönül vermiş’ “Alperendaş”larımın da ‘maddî destekleri ile’ neşrettiğim “Terme Evliyâları ve Termeli Şehidler-Gaziler” isimli kitabımda ve hattâ beş yıla yakın sürede çıkarttığım ‘Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik olmadan, dirlik olmaz’ isimli ‘Yerel/Mahallî’ gazetemdeki ilgili “yazı dizileri’nde ve yine sabık ‘Terme Kaymakamı’ Selami ALTINOK döneminde neşredilen ‘Amazonlar Diyarı TERME’ eserinde, ‘Terme Pazar Camii bitişiğinde meftun olan zâtın, ‘kesinlik’ algısı meydana getirecek şekilde ‘Sultan Fatih’in Elçisi’ olduğu denilmemiştir, yazılmamıştır, zikredilmemiştir…”

Hattâ öyle ki; “Pazar Camii Türbesi Kitabesi ve İki Künyesi”ne dair verilen bilgilerde, ‘Camii yaptıranın , rivayetler ve camii tapu kayıtlarına göre, ikinci künyede kayıtlı “İmamzade el-Seyyid Mahmud(rh.a.)” olduğuna hükmolunabilir” denilmiş ve “Öğrenilen rivayetlerden ilkine göre, Pazar Camiî’ni Trabzon seferine giderken Terme’ye de uğrayan Fatih Sultan Mehmed Han(rh.a.) zamanında yapıldığıdır ki, bunun tarihî gerçeklerle örtüşmediği” ifade edilmiştir.(Bakınız, İsmet GÜLTEKİN, ‘Terme Evliyâları ve Termeli Şehidler-Gaziler”, Samsun, Eylül 1999, Basım Yeri: Samsun Sönmez Ofset Matbaacılık Ltd. Şti., sayfa 31)
AKP’Lİ TERME BELEDİYE BAŞKANI ŞENOL KUL’UN DEDİKLERİ

Mezkûr “Tarihin İzleri- Terme Pazar Camiî Belgeseli”nin sonlarında, neredeyse on seneye yakın, içi-dışı bakımsızlıktan dökülen ve mevcut siyasî iradece de, ‘ödeneksizlikten’ dem vurulup, “ha yapıldı ha yapılacak” güya müjdeleri verilen ‘Terme Pazar Camiî Restorasyon’ çalışmaları hakkında, mevcut ‘Terme Belediye Başkanı Şenol KUL’un dedikleri, zihinlerimizde ister istemez meydana gelen; “ Acaba Terme Pazar Camiî Yıkılacak mı? Yıkılması mı bekleniyor ki?” , gibi düşüncelerimizi giderici olmasını ne kadar da çok arzulardık..Samsun’umuzun başka ilçelerindeki ‘Tahta-Ahşap Camiler’ pırıl pırıl iken; yine Terme’mizdeki bazı ‘Ahşap-Tahta Camilerimiz’ daha da ‘bakımlı’ iken; senelerdir ‘Terme’mizin Göbeği’ndeki ‘Ahşap-Tahta Camimiz’, ‘Terme Pazar Camimiz’in neredeyse ‘içler acısı hâli’, bendenizi her defasında öfkelendirmiştir..

KUL, “-Bu yaz(2016 yazı) ,uzun sürecek bir restorasyon çalışmasına başlanılacaktır.’, demekte…
Herhalde denilecek olan, “Âyinesi iştir kişinin lafına bakılmaz”dır…
Ve üç adet, tabiri caizse “kazık gibi” suâllerim.
Suâlim bir: “Camiler Tarihimiz”de ve günümüzdeki camilerimizde asla ve kat’a görülemeyecek, tesbit edilemeyecek “kovboy kapısı”, “Amerikan Bar Kapısı”nı da, yoksa ‘Terme Pazar Camii’mizin “iç kapısı”na da ‘Amerikalı Profesör’ mü koydurttu?!
Suâlim iki: Neden hâlâ “Dijital/İletişim
Çağı”nda bile “doğduğumuz toprakları”, bilumum ‘Gavurlar’ kadar, ayrıntılı bir şekilde ta-nı-ya-mı-yo-ruz!? Neden bilumum “sömürgeci güçler”, “her rengi ile emperyalist güçler”, ‘doğduğumuz diyarları bile bizlerden daha iyi tanıyorlar?

Suâl üç: ‘Terme Pazar Camii’imizin de etrafında “medreseler” ve “dergahlar” da var mı idi? Var idi ise ne oldu?
(*):İsmet GÜLTEKİN, "Tarihin İzleri-Terme Pazar Camii Belgeseli"nin Düşündürdükleri,'Terme Birlik MEFKÛRE-Birlik Olmadan, Dirlik Olmaz",(Blog)Sarıyer, 26.05.2016
2- TERMEYENİ CAMİ MAHALLESİ AHŞAP/TAHTA CAMİİ
Yeni Cami Mahallesinde bulunan cami tamamen ahşap malzeme ile inşa edilmiştir. Camide mihrabın yanında H.1259-M.1843 tarihi olduğu görülmüştür. Bu tarihin onarım tarihi olduğu yine muhtar tarafından da teyit edilmiş olup caminin kesin yapım tarihi bilinmemektedir.Yapı dikdörtgen planlı, kırma çatılı, geniş saçaklı ve Marsilya kiremit örtülüdür. Caminin tabanı, kenarlarda ahşap kütüklerle ve iç kısımlarda taşlarla belirli yüksekliğe kaldırılmıştır. Cami ahşap sütunlarla desteklenmiştir, Mahfili ve minaresi yoktur(samsunkulturturizm.gov.tr, 15 Mayıs 2019)
3-TERME KARACALI MAHALLESİ AHŞAP CAMİİ

Yapı Terme civarındaki en eski camilerden biri olup civar köylerin Cuma Camisi olarak inşa edildiği bilinmektedir. Yapının bir kitabesi bulunmamaktadır. Doğu duvarda ağaç zemine kazınarak nesih hatla Osmanlıca olarak Hicri 1112 tarihi yazılmıştır. Bu tarihten hareketle yapının 1700/01 tarihlerinde yapılmış olabileceği düşünülmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde yapıya ait 1905 tarihli bir vakfiye kaydından, yapının bu tarihte bir ölçüde elden geçirildiği anlaşılmaktadır. Yapı, taşlara oturan kalın kütükler üzerinde, kirişleme usulüyle ahşaptan yığma tekniği ile inşa edilmiş olup kırma çatılı ve alaturka kiremitle örtülüdür. Giriş kapısının üzerinde Arapça bir yazı mevcuttur. Yapının içinde ahşap taşıyıcılar bulunmaktadır.
(samsunkulturturizm.gov.tr, 15 Mayıs 2019)
4-TERME DAĞDIRALI MAHALLESİ AHŞAP /TAHTA CAMİİ

Terme İlçesi Dağdıralı Köyü'nde bulunan cami; dikdörtgen planlı, kırma çatılı, alaturka kiremitli ve geniş saçaklıdır. Yapının doğu cephesinden son cemaat yerine giriş sağlanır. Son cemaat yerinden ana mahfile giriş yuvarlak kemerli tek kanatlı ahşap kapı ile sağlanmaktadır. Yapının mihrabı oldukça sade bir görünüme sahip olmakla birlikte minberin korkuluklarında iç içe geçme geometrik şekiller görülmektedir.
(samsunkulturturizm.gov.tr, 15 Mayıs 2019)
5-TERME AMBARTEPE MAHALLESİ TELLİPINAR KERVANSARAY AHŞAP /TAHTA CAMİİ

(samsunkulturturizm.gov.tr, 15 Mayıs 2019)
6-TERME AMBARTEPE MAHALLESİ İLİMDAĞI AHŞAP /TAHTACAMİİ

(samsunkulturturizm.gov.tr, 15 Mayıs 2019)
7-TERME AMBARTEPE HANCILAR HANÖNÜ AHŞAP/TAHTA CAMİİ

(samsunkulturturizm.gov.tr, 15 Mayıs 2019)
8-TERME AMBARTEPE MAHALLESİ GIBIŞ AHŞAP/TAHTA CAMİİ

(samsunkulturturizm.gov.tr, 15 Mayıs 2019)
9-TERME HZ.ALİ KAYASI MAHALLESİ(KESİKKAYA)MEZARLIK AHŞAP/TAHTA CAMİİ
(samsunkulturturizm.gov.tr, 15 Mayıs 2019)